Akşam: Yatsı:
4 °C
asd

MEMLEKETİN HÜDA PAR’A İHTİYACI VAR

MEMLEKETİN HÜDA PAR’A İHTİYACI VAR

HÜDA PAR’ın Ankara'da düzenlediği 4’üncü Olağan Büyük Kongresinde daha önce de partinin genel başkanlığını yapmış, Batmanlı siyasetçi Zekeriya Yapıcıoğlu partinin genel başkanı seçildi. Batman’dan da İl Başkanı Davut Şahin ve birçok partilinin katıldığı kongrede konuşan Yapıcıoğlu, memleketin HÜDA PAR’a ihtiyacı olduğunu söyledi.


HÜDA PAR’ın “Memleketin Kongresi ’a İhtiyacı Var” sloganıyla Ankara'da düzenlediği 4’üncü Olağan Büyük Kongresi büyük bir coşkuyla yapıldı. Pandemi ’den ötürü sınırlı sayıda davetlinin kabul edildiği kongrede Batman İl Başkanı Davut Şahin ve Batman İl Teşkilatından partililer de hazır bulundu.

Kongrede, HÜDA PAR Genel Başkanlığı için tek aday olan ve daha sonra oy birliğiyle Genel Başkan seçilen, Batmanlı siyasetçi Zekeriya Yapıcıoğlu bir konuşma yaptı.

HÜDA PAR’ın adaleti her meselede merkeze aldığının altını çizen Yapıcıoğlu, insanlarının ihtiyacının adalet olduğunu, bunun için ‘Önce insan, öncelik adalet’ diyen anlayışa yani HÜDA PAR’a ihtiyacının olduğunu dile getirdi.

Yapıcıoğlu, “İnsanlar tarih boyunca ne zaman adalet ve emanet konusundaki bu teyit ve te’kid edilen, vurgusu kuvvetli emirlere uymuşlarsa toplumsal huzur ve emniyeti bulmuşlardır. Ne zaman bu emirlere kulak asmamış veya önemsememişlerse huzursuzluklar, kavgalar hatta savaşlar olmuş; nesiller, ürünler ve servetler helak ve heba olmuştur.” diye konuştu.




“HÜDA PAR’I İYİ DİNLEYİN, PİŞMAN OLMAZSINIZ, ZARAR ETMEZSİNİZ”

“Adaletin zıddı zulümdür.” diyen Yapıcıoğlu, şöyle konuştu:“Zulmün kalkması için HÜDA PAR’a, HÜDA PAR’ın anlayışına ihtiyaç vardır. Bu kongremizde ‘HÜDA PAR’a ihtiyaç var’ tema olarak belirlendi. Gerçekten meselelere yaklaşım ve çözüm hususunda HÜDA PAR’ın yaklaşımına ve çözüm önerilerine ihtiyaç vardır. Bakınız birkaç örnek vereceğim. Mesela şu konularda sözlerimize kulak verilmiş olsaydı, bugün memleket farklı bir durumda olabilirdi. Çözüm süreci konusunda yanlışlıkları dikkat çektiğimizde bizi dinleselerdi, Çukur hadiseleri yaşanmaz, şehirler yıkılmaz, binlerce insan ölmezdi. FETÖ konusunda ikazlarımız dikkate alınsaydı, 15 Temmuz darbe teşebbüsü yaşanmayabilirdi. Suriye meselesinde çağrımız ciddiye alınsa, Suriye harap olmaz, emperyalistler oraya çöreklenemez, yüzbinler ölmez, milyonlar muhacir olmazdı. Dile getirdiğimiz doğrulara o gün dudak bükenler şimdi haklılığımızı gördüler. Fakat ba’de harabul Basra, yani iş işten geçtikten sonra.  İstanbul Sözleşmesi ve 6284 sayılı yasa ile ilgili çığlıklarımız ancak 9 yıl sonra makes buldu. Boşanmalar katlandıktan, evlilik sayısı düştükten ve aile kurumu ciddi darbeler aldıktan sonra. Şimdi diyoruz ki, bundan sonra da HÜDA PAR’ı iyi dinleyin. Pişman olmazsınız, zarar etmezsiniz. Eğer dinlemez veya duymazdan gelirseniz asıl o zaman pişman olursunuz. Hem kendinize hem milletimize ve memlekete zarar vermiş olursunuz.”




“KÜRD MESELESİNİN ÇÖZÜMÜ KONUSUNDA DA SESİMİZE KULAK VERİN”

Kürd meselesine de değinen Yapıcıoğlu, “Memleketin en temel meselelerinden biri olan Kürt meselesinin çözümü konusunda da sesimize kulak verin. Çözümü çok zor değildir. Peki, nedir çözüm? Çözüm adaleti yeniden tesis etmektir. Huzuru temin etmek istiyorsanız, adaleti yeniden tesis etmek zorundasınız. Kendinize istediğinizi, kardeşim dediklerinize de isteyeceksiniz. Kendinize yapılmasını istemediğiniz şeyi kardeşlerinize de yapmayacaksınız. Gasp edilmiş olan hakları hiçbir pazarlığa girişmeden iade edeceksiniz. Kardeşlik lafla olmaz. Kardeşliğin bir hukuku vardır ve o hukuku yerine getireceksiniz. Bu hakların savunuculuğunu yaptığını iddia edenlerin samimi olup olmadıklarına da bakmayacaksınız. Onların, Kürtlerin mazlumiyeti üzerinden kendi ideolojilerini topluma kabul ettirme planlarına da takılmayacaksınız. Huzuru temin etmek istiyorsak, adaleti tesis etmeliyiz. Adaleti tesis edersek aynı zamanda kardeşliği de tesis etmiş olacağız.”

“ANADİLDE EĞİTİM HAKKI TEMİNAT ALTINA ALINMALIDIR”

“Sosyal devlet anlayışının gereği olarak asgari ücretliden ve temel ihtiyaç maddelerinden vergi alınmayacağı anayasal güvenceye alınmalıdır.” diyen Yapıcıoğlu, “Vatandaşlık tanımı etnik aidiyete göre yapılmamalı, en temel haklardan olan anadilde eğitim hakkını teminat altına almalıdır. Kadını, aileyi ve çocukları şiddetten ve her türlü istismardan koruyan, sapkın düşünce ve yaşam tarzlarına ve kötü alışkanlıklara karşı bir zırh olmalıdır. Bütün vatandaşları bir ana gibi kucaklayan böyle bir anayasanın yapılması hayal değildir. Kırk yılı aşkın bir süredir darbecilerin, ülkenin başına bela ettiği bu utanç vesikasından bir an önce kurtulmak için her kes üzerine düşeni yapmalıdır. Bizler üzerimize düşeni yapmaya, bu sürece elimizden gelen katkıyı vermeye hazırız.” diye konuştu.