Öğle: İkindi:
4 °C
asd

21'İNCİ YILDÖNÜMÜNDE "17 OCAK" MESAJI

21'İNCİ YILDÖNÜMÜNDE

Hizbullah Cemaati Rehberi Edip Gümüş, Cemaatin kurucu lideri Hüseyin Velioğlu'nun şehadetinin 21'inci yıldönümü münasebetiyle yayımladığı mesajında önemli tavsiyelerde bulundu.

Hizbullah Cemaati'nin kurucu rehberi Hüseyin Velioğlu'nun şehadetinin yıl dönümü münasebetiyle bir mesaj yayımlayan Hizbullah Cemaati Rehberi Edip Gümüş, mesajında günahlardan sakınma, aile düzeni ve huzuru, boşanmaların önlenmesi, gençlere tavsiyeler, İslam ümmetinin Kürdlere sahip çıkması, İslam ülkelerinin yöneticilerinin ve parlamentolarının siyonist işgal rejimi ile normalleşmeleri ve ihanetleri, ümmet arasındaki ihtilaflar ve düşmanların bu ihtilafları körüklemek suretiyle ümmetin evlatlarını birbirine düşürmesi, sosyal medya kullanımı ve sosyal medyada kullanılacak üslup ve usul gibi birçok konuda önemli açıklamalarda bulundu.
Mesajına, "Müminler içinde Allah’a verdikleri sözde duran nice erler var. İşte onlardan kimi, sözünü yerine getirip o yolda canını vermiştir; kimi de (şehitliği) beklemektedir. Onlar hiçbir şekilde (sözlerini) değiştirmemişlerdir. (Ahzâp 23)" ayetiyle başlayan Gümüş, "Rabbimizin dini ve davasını yüceltme uğruna, şehadet arzusuyla çıkmış olduğu yolda, 17 Ocak 2000’de şehit edilen Rehber'imizin şehadetinin 21'inci yılında onu rahmet ve minnetle anıyoruz." dedi.
Velioğlu'nu rahmetle yâd eden Gümüş, "O, örnek aldığı Hazreti Peygamber gibi geride maddi olarak bir miras bırakmadı. O, davası uğruna her tür fedakârlığı yaptı ve dava arkadaşlarına, her zaman yol haritası olacak büyük mücadele azmi ve tecrübesini, yokluk ve imkânsızlık içinde bile fedakârlık ve azim ile küfür ehlinin coğrafyamızdaki emellerinin nasıl boşa çıkarılabileceğinin pratiğini gösterdi. İslam’ı toplumsal olarak yaşama yolunda Hazreti Peygamber aleyhissalatu vesselamın sünnetine dayalı cemaatleşme ve birlik ruhu, ayrıca bu birliğin teşkilatlı ve organize halde hareket etmesini sağlayan, ilkelere dayanan İslami anlayışı bize miras olarak bıraktı. Rabbim onunla birlikte, tüm şehit, muhacir, mahpus, gazi ve İslam’a hizmet etmiş bütün kardeşlerimizle beraber bizleri de cennetlerinde buluştursun." ifadelerini kullandı.
"HERKES AİLESİ, AKRABALARI VE ÇOCUKLARIYLA DAHA YAKINDAN İLGİLENSİN"
"Bu davanın varlığını büyük zorluklarla devam ettiren fedakâr ve cefakâr kardeşlerime bu münasebetle bazı hususları hatırlatmak istiyorum." diyen Gümüş, mesajında şu ifadelere yer verdi: "Kardeşlerim! Dünya hayatının asıl gayesi ahiret hayatıdır. Asıl olan ahirettir. Ahirette bizleri kurtaracak ameller ve hazırlıklar yoksa dünya hayatının meşgalesi –Allah muhafaza etsin– cehennem öncesi bir oyalanmadan ibaret olacaktır. O büyük hüsrana uğramamak için hayatımızı bir daha ahiret ekseninde muhasebe edelim. Yeryüzünde hem kendimizin hem de nesillerimizin geleceği için Rabbimize karşı vazifemizi yerine getirmekten daha büyük, daha önemli, daha acil hiçbir işimiz yoktur. Herkes ailesi, akrabaları ve çocuklarıyla daha yakından ilgilensin. İbadetlerinde eksiği ya da gevşekliği olanlara, giyim kuşamında, tavır davranışında, yeme içmesinde yanlış ve harama düşenlere hikmetle ve şefkatle el atsın. Eksiklerini gidermeye, yanlışlarını düzeltmeye gayret etsin. Onları Allah’ın razı olduğu hayra ve hakka yönlendirsin. Her bir kardeşimiz, bunun telafisi için büyük bir çaba içinde olsun ki emanetin hakkını vermiş olsun, mahşer gününde Rabbine karşı mahcup olmasın. Batının içine düştüğü materyalist anlayış aileyi, sadakati, vefayı, şefkat ve merhameti yok etmiş, bunlar ortadan kalkınca huzur da kalmamıştır. Biz hem Rabbimize olan görevimizi yerine getirmeli hem de bütün insanlığa örnek olacak şekilde aile müessesesini muhafaza etmeli ve bu değerleri ihya etmeliyiz. Bu ihya neticesinde aile fertlerinin menfaatten uzak şekilde birbirine beslediği sevgi, hürmet, sadakat, vefa, şefkat ve merhameti ile gıpta edilecek örnek bir yaşantı ortaya koymalıyız. Bunun tesis edilmesi ve korunması için aile içinde ameli ve kültürel programlarınız olmalıdır. Birliğimizi ve saadetimizi İslam’ın emirlerini yerine getirerek ve Hazreti Peygamberin ailesine yönelik muamele ve davranışlarını örnek alarak sağlayabiliriz. Bu mesele, ihmale gelmeyecek kadar hayati önemdedir. Çünkü şeytana ve haramlara karşı bizi koruyacak olan sağlam imanımız ve hayırlı amellerimizdir."
"BACILARIM! EŞLERİNİZ VE EVLATLARINIZA DAHA FAZLA DİKKAT EDİN"
Mesajında İslami hassasiyet sahibi kadınlara da tavsiyelerde bulunan Hizbullah Cemaati Rehberi Gümüş, "Bacılarım! Sizler şefkat ve merhametinizle bu konuda eşlerinize ve evlatlarınıza daha fazla dikkat etmelisiniz. Gazaba müstahak olmamaları, Allah korusun ateşe odun olmamaları için eşlerinizi ve çocuklarınızı Allah’ı razı etmek ve Allah’ın dinine hizmet için teşvik etmelisiniz. İmanımızı, evlâdımızı kuşatmış bir yangın var. Aile fertlerimizi bu yangından kurtarmak için köstek olan ve ayağa çarpan engellere aldırış edilmemelidir. Hiç bir anne evladının ateşler içerisinde yanmasına razı olamaz. Allah yolunda çekilen mahrumiyet, eziyet, sıkıntı ve meşakkatin uhrevi karşılığı inşallah cennetlerdir. Allah’tan uzaklaştıran, İslami hayatı ortadan kaldıran bir yaşam, aldatıcı yönüyle güzel gözükse bile hakikatte dünyayı zindan ettiği gibi ahiret hayatının ateşler içinde olmasına sebeptir." ifadelerini kullandı.
"MÜSLÜMAN TOPLUMUN TEMELİ AİLEDİR, ANNE BABALAR EVLİLİKLERİ KOLAYLAŞTIRSIN"
Mesajında, İslam’ın oluşturmak istediği aile düzenine de değinen Gümüş, "Aziz kardeşlerim ve muhterem bacılarım! Malumunuz olduğu üzere İslam’ın oluşturmak istediği aile düzeni gibi toplumsal bir düzeni de vardır. Bu düzende Allah’a, Müslüman yöneticilere, Müslüman topluma ve aile bireylerine karşı yerine getirilmesi gereken görevler ve dikkat edilmesi istenen hususlar vardır. Allah, insan neslinin sağlıklı ve fıtratına uygun olarak devamı için nikâhı helal, zinayı haram kılmıştır. İslam, nikâhı meşru bir yol, toplumsal ve ahlaki çöküşün en bariz göstergesi olan zinayı ise gayri meşru kılmıştır. Müslüman bir toplumun temeli ailedir. Aile; açlığa, soğuk ve sıcağa, kötü niyetlilere, sömürüye, aldatılmaya ve türlü türlü eziyet ve sıkıntılara karşı sığınaktır. Müminler için; haramlara, şeytan ve dostlarına karşı koruyucu bir kaledir. Huzur, saadet, sevgi, hürmet, vefa, merhamet, şefkat, paylaşma, dayanışma ve iyilikte yardımlaşma pratik eğitiminin verildiği bir mekteptir. Bu yüzden İslam tarihi boyunca nikah ve evlilik adeta Müslümanların hayatlarının olmazsa olmaz bir parçası olmuş evlenip ailesini kuramamış olanlara mürüvvetini tamamlamamış gözüyle bakılmıştır. Evliliğe nasıl böyle bir anlam yüklenmişse meşru ve helal olmasına rağmen bunun bozulması anlamına gelen talak ve boşanma da kerih görülmüştür. Boşanma, çekilmez hale gelen ve birbirinin hak hukukunu tanımayan, hürmetlerini bilmeyen eşlerin ve ailelerin anlaşmazlıklarının, birbirlerine karşı kin, nefret ve düşmanlığa dönüşmemesi için son bir çare olarak başvurulan bir yoldur. Ancak asıl olan sabretmek, birbirine hürmet etmek, şeytanın arayı bozacak kışkırtmalarına karşı güven tesis etmek olmalıdır. Bütün bunlardan sonra kardeşlerimize ve sesimize kulak verecek bütün anne babalara evlilikleri kolaylaştırmalarını, gençlerin arasını bozacak müdahale ve davranışlardan sakınmalarını ve kendi evlatlarına yapılmasını istemedikleri şeyleri kendi damat veya gelinlerine yapmamalarını rica ediyorum. Rabbim, kadın–erkek tüm kardeşlerimizi, anne ve babalarını, kız ve erkek çocuklarını, kız ve erkek kardeşlerini her türlü fitneye, haram ve günaha karşı korusun." niyazında bulundu.
SAHABE-İ KİRAMIN EVLİLİKLERİNİ ÖRNEK ALIN"

Evliliğe adım atacak kız, erkek tüm gençlere ise Gümüş, "Evliliğe adım atacak kız, erkek tüm kardeşlerimden de sahabe-i kiramın evliliklerini örnek almalarını istiyorum. Saadet ve huzuru sıradan insanlar gibi lüks ve şatafatta aramayın. Bundan şiddetle kaçının. Her şeyiniz tevazua uygun olsun, israf etmeyin. İlla bir harcama yapacaksanız evliliğiniz için dua alacağınız, yaptığınız iyilikle ruhunuzun şad olacağı tasadduklarda bulunarak, fakir fukarayı yedirerek, ihtiyaç sahiplerinin ihtiyacını gidererek yapabilir veya Allah yolunda infak edebilirsiniz. Birbirinizden isteyeceğiniz ise güzel ahlak, hürmet, iffet, ilim, davet ve birlikte Allah’ı razı edecek amellerde yardımlaşma olsun. Unutmayın, sizin de çocuklarınızın da rızkını veren Allah’tır." hatırlatmasında bulundu.
"İSLAM’IN İNFAK, YARDIM, DAYANIŞMA, KARDEŞLİK, SILA-İ RAHİM ESASLARINI YERİNE GETİRİN"
"Reklamlar, görsel teşvik ve yoğun propagandalar sonucu toplumumuzda görülmemiş bir israf ve savurganlık hızla artarken, dünyanın birçok yerinde insanlar ve kendi coğrafyamızda bir kısım Müslümanlar açlıkla kıvranmakta hatta açlıktan ölümler yaşanmaktadır." diyen Gümüş "Müslümanlar olarak dünyanın birçok ülkesinde mağdur olan Müslümanlara bir şekilde yardım ulaştırmaya devam etmeliyiz. Maddi durumu en düşük olanlar dahi –yarım hurma değerinde bile olsa– yardım yapmaktan geri kalmamalıdırlar. Belki de çirkin hayâsızlıkların alenen yapılması nedeniyle insanlar arasında görünür şekilde yaygın hale gelen haram ve günahların bu dünyadaki peşin bir cezası olarak insanlığın duçar olduğu salgın hastalığın getirdiği psikolojik ve sosyolojik travmaları yine İslam’ın dayanışma, rahmet, kardeşlik, sıla-i rahim esaslarını yerine getirmekle aşabiliriz. Bundan dolayı dost ve akrabalarla alakayı kesmemeliyiz, bu hastalık döneminde ilişkilerimizi –tedbirlere riayet ederek– eskisinden daha canlı tutmalıyız. Ayrıca büyük bir imtihan olan bu bulaşıcı hastalık ile ilgili tüm Müslümanları duaya davet ediyorum. Maddi tedbirlere ve sağlıkla ilgili yapılan uyarılara uymakla beraber bütün kardeşlerimiz namaz yaşına gelen masum çocuklarıyla beraber dua seferberliği başlatmalıdırlar. Hassaten şu anda sokağa çıkmanın yasak olduğu hafta sonlarında, seher vakitlerinde kalkıp ailece ve topluca Allah’a yalvaralım, rahmetini ve icabetini umarak bu belayı ehli iman üzerinden kaldırması için dua edelim." dedi.
"ENERJİ, İMKÂN, KABİLİYET VE GÜCÜNÜZÜ, ALLAH’IN DİNİNE HİZMET İÇİN KULLANIN"
Hizbullah Cemaati Rehberi Gümüş, mesajına şu şekilde devam etti: "Sevgili Genç Kardeşlerim! Enerjinizi, zamanınızı ve tüm imkânlarınızı Allah’ı razı etmek için harcamalısınız. İslam’a, Müslümanlara ve İmana hizmet etmek büyük bir nimettir, Cenab–ı Allah bunu sevdiği kullarına bahşeder. Zamanınızı iyi programlayarak Allah’ın size verdiği enerjiyi, imkân, kabiliyet ve gücünüzü, Allah’ın dinine ve davasına en güzel bir şekilde hizmet etmek için kullanın, bu ilahi nimetleri israf etmeyin. Allah’ı razı ettiğiniz her davranış, söz, amel ve eyleminizin asıl kazanç olduğunu unutmamalısınız. Allah yolunda ve Allah’ı razı etmek için kullanılmayan bilgi, mal, makam, güç ve imkânların bir kıymeti olmayacağını, Allah korusun belki de boynunuzda ateşten bir yüke dönüşebileceğini unutmayın. Zaruri ihtiyaçlardan geriye kalan tüm imkânları Allah’ın dini ve davası için kullanmak irade ve azim ister. Bu da Peygamber Sevdası ile yaşayan, onun sünnetini her zaman, her yerde ve her konuda ihya eden, Allah’a sadık olan genç kardeşlerimin her birinin sıfatıdır, diye ümit ediyor bu münasebetle tüm genç kardeşlerimi hasret ve muhabbetle selamlıyorum. Mahşer gününde Rabbimin arşının gölgesinde gölgelenmelerini diliyor ve hayırlı amellerini artırmalarını onlardan istiyorum.” İLKHA