Gram altın Cumhuriyet Altını Gümüş ONS Yarım Altın

Akşam: Yatsı:
4 °C

"NESLİ KAYBETME RİSKİYLE KARŞI KARŞIYA KALABİLİRİZ"

Suça sürüklenen çocukların adliye ve cezaevi yoluyla topluma kazandırılabilmesinin mümkün olmadığını belirten hukukçular, suça sürüklenen çocukların ülke gündeminin en önemli konularından biri olması gerektiğini ifade ettiler.

Batman Hukuk ve Adalet Derneği Başkanı Avukat Yusuf Tanrıseven, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan, 'Yargı Reformu Strateji Belgesi'ni değerlendirdi.

Suça sürüklenen çocukların adliye ve cezaevi yoluyla topluma kazandırılabilmesinin mümkün olmadığını belirten Tanrıseven, suça sürüklenen çocukların ülke gündeminin en önemli konularından biri olması gerektiğini ifade ederek, "Aksi durumda biz gelecek nesli kaybetme riski ile karşı karşıya kalacağız." uyarısında bulundu.

Geçtiğimiz günlerde açıklanan yargı reformunun genel olarak olumlu düzenlemeler içerdiğini belirten Tanrıseven, "Aslında Türkiye'de hukukun hemen her alanında özellikle ceza hukuku alanında geçtiğimiz yıllarda kapsamlı reformlar yapıldı. Ceza Hukuku Reformu, AB tarafından, üyelik müzakerelerinin başlangıcı bakımından temel bir koşul olarak belirlenmişti. Daha sonra reformların iyileştirilmesi için 2009 ve 2015'te iki strateji belgesi açıklandı. Geçtiğimiz günlerde açıklanan bu yargı reformu strateji belgelerindeki temel hedefler ve içerik öncekilerle hemen hemen aynıdır. Avrupa Birliği perspektifinde açıklanan bu hedefler ve yapılacağı açıklanan geliştirmeler, esas itibariyle doğrudur ve olumludur. Ancak bu reform paketlerine rağmen, uygulamada Türkiye istediği sonucu alamadı. Bunun en önemli nedenlerinin başında, en iyi düzenlemeyi yapsanız da bazı uygulamacıların her seferinde düzenlemenin etrafında dolaşarak bazı eski alışkanlıkları devam ettirmeleridir." dedi.

"SORUN UYGULAMADA"

Mevzuat açısından önemli bir sorunun olmadığını söyleyen Tanrıseven, "Mevzuatımız çok büyük ölçüde AB kriterlerine uygun. Yargı Reformu Strateji Belgesi'nde söylenenlerin büyük bir kısmını hayata geçirmek için çok fazla kanuni düzenlemeye gerek yok. Sorun uygulamadadır. Uygulamadaki sorunlar ve kişilere göre farklı uygulamalar yapılmaması için ülkemizde genellikle kanun maddeleri çok ayrıntılı bir şekilde yazılır. Buna rağmen zaman zaman kanunun amacından uzaklaşılmakta ve uygulamada sıkıntılar yaşanmaktadır." şeklinde konuştu.

"BİR KEZ SUÇ İŞLEYEN VE ADLİYEYE DÜŞEN ÇOCUK, BİR DAHA O YOLDAN ÇIKAMIYOR"

Suça sürüklenen çocuklar meselesinin de en az hukuk eğitimi alan gençler kadar önemli olduğuna işaret eden Tanrıseven, "Şu tespiti yapalım öncelikle; suça sürüklenen çocukların adliye ve cezaevi yoluyla topluma kazandırılabilmesi mümkün değil. Bunu insanlığın yüzlerce yıllık tecrübesi bize gösterdi. Bir kez suç işleyen ve adliyeye düşen çocuk, bir daha o yoldan çıkamıyor. Zira çocukken bireyi bu biçimde damgalarsanız, hem toplumun çocuğa yaklaşımı hem de çocuğun kendisine yüklenen suçlu kimliğini içselleştirdiği ve ona uygun hareket etmeye başladığını görüyoruz. Oysa suça sürüklenen çocuk, çocuk olması nedeniyle yetişkinlere nazaran çok daha kolaylıkla ve hızla topluma kazandırılabilir durumdadır." ifadelerini kullandı.

"GELECEK NESLİ KAYBETME RİSKİYLE KARŞI KARŞIYA KALABİLİRİZ"

Açıklamasına devam eden Tanrıseven, son olarak şunları söyledi: "Biz yıllardır suça sürüklenen çocukların karakol, adliye, cezaevi dışında başka kurum ve görevlilerin olduğu bir başka süreçte takip edilmesi gerektiğini söylüyoruz. Dolayısıyla suça sürüklenen çocuklar sorunu, adliyeden çok; eğitim politikalarının, sosyal politikaların, ekonomi ve şehircilik politikalarının konusu olmak durumundadır. Aksi durumda biz gelecek nesli kaybetme riski ile karşı karşıya kalacağız. 15 yaşına kadar da olsa, bu adımın önemli bir adım olduğu düşüncesindeyim. Cezaların infazı ve infaz kurumları, ceza adaletinin en sorunlu ve maalesef en yakıcı alanları. Zira son derece somutlar. Bu, hem tutuklu ve hükümlüler bakımından, hem aileleri bakımından, hem de devlet bakımından elle tutulabilir ve gözle görülebilir bir sorun alanıdır." İLKHA