Gram altın Cumhuriyet Altını Gümüş ONS Yarım Altın

İmsak: Güneş:
4 °C

GERÇEKÇi OLMAYAN KAYGILARDAN UZAK DURUN!

GERÇEKÇi OLMAYAN KAYGILARDAN UZAK DURUN!

Sınav kaygısının azaltılabilmesinde sağlıklı düşünmenin önemine değinen uzmanlar, öğrencilerin sınava ne kadar hazırlansalar da başarısız olacaklarını düşünmesi gibi gerçekçi olmayan düşüncelerin kaygıyı arttırdığını belirtti.

Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) 2019 için geri sayım başladı. YKS'nin birinci oturumu Temel Yeterlilik Testi (TYT) 15 Haziran, 2'nci oturumu Alan Yeterlilik Testi (AYT) ile Yabancı Dil Testi (YDT) 16 Haziran günü yapılacak.

Sınav kaygısına ilişkin açıklamalarda bulunan Batman Eğitimciler Cemiyeti Başkanı Kenan Çaplık, öğrencilerin sınava ne kadar hazırlansalar da başarısız olacaklarını düşünmesi gibi gerçekçi olmayan düşüncelerin kaygıyı arttırdığını belirtti.

Hem sınav öncesi hem de sınav esnasında nefes ve gevşeme egzersizlerinin kaygının etkilerini azaltacağını belirten Çaplık, "Etkili çalışma alışkanlıkları ve soru çözme biçimleri benimsenmeli, zaman iyi kullanılmalı ve sınavdan birkaç gün önce çalışma sonlandırılmalıdır." dedi.

GERÇEKÇİ OLMAYAN DÜŞÜNCELER KAYGIYI ARTIRIYOR

Sınav kaygısının çok sayıda bireysel ve sosyal nedeninin bulunduğunu vurgulayan Çaplık, "Sınava yeterince hazırlanamama, sınav hazırlığı için zamanın iyi kullanılamaması, etkili ders çalışma ve soru çözme yöntemlerinin geliştirilmemiş olması sınav kaygısının belirtilerinin görülmesinde rol oynar. Öğrencilerin sınava ilişkin gerçekçi olmayan düşünce biçimleri ve sınava yüklenen olumsuz anlamlar sınav kaygısının ortaya çıkmasındaki en önemli etmenler arasında sayılır. Öğrenciler sınava ne kadar hazırlansalar da başarısız olacaklarını düşünme veya sınavda başarılı olmayı yaşamda başarılı olma ile ilişkilendirme gibi çok sayıda gerçekçi olmayan düşünce ve tutum geliştirirler. Sınav kaygısına etki eden diğer önemli bir etmen ise öğrencilerin sınava ilişkin gerçekçi beklentilerinin olmamasıdır. Sosyal çevrenin ve özellikle ebeveynlerin öğrenciden beklentilerinin yüksek olması da kaygıyı artırır" diye konuştu.

Çaplık, sınav kaygısının fizyolojik belirtilerini de şöyle sıraladı: "Solunumun ve kalp atışlarının hızlanması, mide bulantısı, baş ağrısı, uyku düzeni bozuklukları gibi çok sayıda belirtiyle kendini gösterir. Öfke, huzursuzluk, sinirlilik hali, karamsarlık gibi duygusal belirtiler fizyolojik belirtilere eşlik eder. Kaygının sınava hazırlanma ve sınav sırasında soruları yanıtlama ile belki de en fazla ilişkili olan belirtileri bilişseldir. Bilişsel belirtiler arasında dikkat dağınıklığı, unutkanlık, odaklanamama, yetersiz ve değersiz olduğunu düşünme sayılabilir. Kaygı nedeniyle öğrenciler düşüncelerini düzenlemekte, bildiği konulara ilişkin soruları yanıtlamakta ve sınav içeriğine odaklanmakta zorluk yaşarlar."

SINAV KAYGISINDAN KURTULUN

Sınav kaygısının doğrudan sınav ile ilişkili olduğunu ifade eden Çaplık, bunun yalnızca bireyin sınavlardaki başarısını etkilemediğini, yetersizlik duygusu ile özgüven eksikliği gibi uzun süreli etkilerinin bulunduğuna işaret etti.

Çaplık, konuşmasını şu şekilde sürdürdü; "Öğrencilerin sınav kaygısıyla duygusal, bilişsel ve davranışsal baş etme yöntemlerini öğrenmeleri ve uygulamaları önem taşıyor. Sınav kaygısının azaltılabilmesi için öncelikle fiziksel sağlığa dikkat edilmesi gerekir. Sağlıklı beslenmek, düzenli uyumak ve egzersiz yapmak önemlidir. Sınav öncesinde ve gerekli olduğunda sınav esnasında nefes ve gevşeme egzersizleri yapılması da kaygının etkilerini azaltır. Etkili çalışma alışkanlıkları ve soru çözme biçimleri benimsenmeli. Sınava hazırlanırken zamanın iyi kullanılarak son gece ders çalışılmaması ve özellikle üniversite sınavından birkaç gün önce çalışmanın sonlandırılması önem taşır." AHMET KÖLGE