Batman'da İLKHA muhabirine konuşan gayrimenkul ve emlak danışmanları, sektörde yaşanan durgunluğun nedenlerini, konut satışlarına yansımalarını ve piyasanın yeniden hareketlenmesi için atılması gereken adımları değerlendirdi.

Yaklaşık iki yıldır devam eden durgunlukta yüksek faiz oranları, altına yönelen yatırımlar, enflasyon ve artan inşaat maliyetlerinin etkili olduğunu belirten danışmanlar, halkın ev sahibi olmasının giderek zorlaştığına dikkat çekti.

Devletin konut alımını kolaylaştıracak destekler sunması, faiz oranlarının makul seviyelere çekilmesi ve arsa payı maliyetlerinin azaltılması gerektiğini kaydeden danışmanlar, mevcut durumun hem müteahhitleri hem emlakçıları hem de konut almak isteyenleri etkilediğini vurguladı.

Sektör temsilcileri, yüksek faiz oranları ve artan maliyetlerin konut alımını zorlaştırdığını, yatırımların altın ve faize yönelmesinin de piyasadaki hareketliliği azalttığını belirterek, emlak sektörünün yeniden canlanması için ekonomik istikrarın sağlanması ve konut alımını kolaylaştıracak desteklerin hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

Abdurrahman Taygav

'Emlak sektörü yaklaşık iki yıldır durgun'

Batman'da din görevlileri ve Kur'an kursu öğreticileri bir araya geldi
Batman'da din görevlileri ve Kur'an kursu öğreticileri bir araya geldi
İçeriği Görüntüle

Gayrimenkul danışmanı Abdurrahman Taygav, emlak sektöründe yaklaşık iki yıldır durgunluk yaşandığını belirterek bu durumun başlıca nedenlerinin faiz ve altın fiyatları olduğunu söyledi.

Taygav 'Emlak sektörü yaklaşık iki yıldır durgun. Bunun başlıca sebepleri faiz ve altın fiyatlarındaki yükseliş. İnsanlar paralarını faize ve altına yönlendirdiği için emlak sektörü bu durumdan etkileniyor. Enflasyonun da etkisi var. Müteahhitlerin maliyetlerinin yükselmesi, yeni inşaatların yapılmaması ve mevcut gayrimenkullerin yüksek fiyatlara çıkması da durgunluğun önemli sebepleri arasında yer alıyor. Satışlar elbette oluyor ancak genellikle yalnızca konut ihtiyacı olan insanlar alım yapabiliyor. Günümüzde sıfırdan ev almak biraz daha zorlaştı. Çünkü devletin uyguladığı 'İlk Evim' gibi kampanyalar veya vatandaşlara yönelik destekler bulunmuyor. Bu durum, insanların ilk kez ev sahibi olmasını zorlaştırıyor.' dedi.

'Devletin insanlara destek olması gerekiyor'

Mevcut gayrimenkullerin el değiştirmesinin ve yeni konut üretiminin azalmasının fiyatlar üzerinde etkili olduğunu ifade eden Taygav 'İnsanlar mevcut gayrimenkullerini sattıktan sonra üzerine bir miktar para koyarak ancak başka bir ev alabiliyor. Maliyetlerin yüksek olması nedeniyle yeni inşaatlar da yapılmıyor. Bu durum, mevcut gayrimenkullerin fiyatlarının yükselmesine sebep oluyor. Bunun çözümü için devletin 'İlk Evim' gibi kampanyalar düzenlemesi ve insanlara destek olması gerekiyor. İnsanların sıfırdan ev sahibi olabilmesi için konut fiyatlarının yüksek olmaması lazım. Alım gücü artarsa inşaat sektörü de buna bağlı olarak canlanacaktır. Mevcut gayrimenkullere yeni daireler eklendikçe fiyatların düşmesine de katkı sağlanabilir.' ifadelerini kullandı.

'Altın fiyatları ve enflasyon istikrara kavuşmalı'

Faiz oranları ile altın fiyatlarındaki hareketliliğin vatandaşların yatırım kararlarını etkilediğini belirten Taygav 'Bununla birlikte insanların paralarını faizden çekmesi, faiz oranlarının da düşmesi gerekiyor. Altın fiyatlarındaki yükseliş nedeniyle insanlar yatırımlarını altına yönlendiriyor. Örneğin, altını 8 bin liradan alan kişiler, fiyatların yeniden o seviyeye gelmesini bekliyor. Bu nedenle insanlar şu anda altın ve faize yönelmiş durumda. Bunların değişmesiyle emlak piyasasının da canlanmasını umuyoruz. Altın fiyatlarının ve enflasyonun çok hareketli olması nedeniyle insanlar istikrarlı kararlar veremiyor. Bu yüzden kimse cesaret edemiyor. İnsanlar altınlarını bozdurup gayrimenkule yatırım yapmaya veya ihtiyaçlarını karşılamaya çekiniyor. Altın fiyatlarının ve enflasyonun istikrara kavuşması, bu konuda bir çözüm bulunması gerekiyor.' diye konuştu.

'Arsa paylarının düşmesi gerekiyor'

İnşaat maliyetlerindeki artışın yalnızca müteahhitleri değil, genel olarak piyasayı da etkilediğini belirten Taygav, malzeme, akaryakıt, elektrik ve kira giderlerinin yükseldiğini söyledi. Arsa sahiplerinin talep ettiği pay oranlarının da konut maliyetlerini artırdığını ifade eden Taygav, şöyle konuştu:

'Maliyetler çok yüksek. Müteahhitler de yaptıkları işten yeterli kazanç sağlayamıyor. Malzeme fiyatlarının, mazotun ve birçok giderin yükselmesi bu duruma sebep oluyor. Bugün bir işletmenin elektrik gideri bile ciddi bir maliyet oluşturuyor. Kiralar da çok yüksek. İmalatçılar sıkıntı yaşıyor ve bütün bunlar piyasayı, dolayısıyla gayrimenkul sektörünü etkiliyor. Özellikle arsa sahiplerinin talep ettiği yüksek pay oranları maliyetleri artırıyor. Bugün 10 dönümlük bir arazide müteahhidin arsa sahibine yüzde 45 pay vermesi, maliyetlerin yükselmesindeki en önemli etkenlerden biridir. Bu nedenle arsa payı oranlarının da düşmesi gerekiyor.'

İsmail Demirbilek

'Emlak sektörü şu anda nötr durumda'

Bir diğer gayrimenkul danışmanı İsmail Demirbilek ise emlak sektöründe alım ve satım işlemlerinin durma noktasına geldiğini belirterek yaşanan durgunluğun hem alıcıları hem de satıcıları olumsuz etkilediğini söyledi.

Demirbilek 'Emlak sektörü şu anda nötr durumda. Yani alım da yok, satım da yok. Bu durum her iki taraf için de ciddi bir problem oluşturuyor. Bu problemin ana sebebi, pandemi sonrasında enflasyonun yükselmesi ve tedarik zincirinin kırılmasıdır. Ardından ortaya çıkan enflasyonla mücadele etmek için yetkililer politika faizlerini yükseltti. Bu yüksek faiz politikası da uzun süre devam etti. Yaklaşık iki yıldır küresel ölçekte yüksek faiz oranlarına sahip bir ülkede yaşamamız, emlak sektörünü doğrudan etkiliyor.' dedi.

'Sıcak para bankalara, dövize ve altına yöneliyor'

Piyasadaki paranın bankalara, dövize ve altına yönelmesinin gayrimenkul sektörünü olumsuz etkilediğini belirten Demirbilek 'Piyasadaki sıcak para bankalara aktarılıyor. Bunun dışında dövize ve altına yöneliyor. Yani para, verimlilik sağlayan ve ülke ekonomisine katkıda bulunan alanlara değil, üretken olmayan alanlara aktarılıyor. Ekonomideki temel verimliliği etkileyen sıcak paranın bu alanlarda sıkışıp kalması, en büyük etkisini gayrimenkul sektöründe hissettiriyor. Şu anda genel anlamda üretimde de azalma var. Bunun temel sebeplerinden biri, müteahhitlerin maliyetlerinin altında satış yapmak zorunda kalmasıdır. Ancak piyasada bu konutları satın alacak yeterli paranın bulunmaması nedeniyle üretim de duruyor.' ifadelerini kullandı.

'Konut alımını kolaylaştıracak destek paketleri hazırlanmalı'

Sektörün yeniden hareketlenmesi için politika faizlerinin makul seviyelere indirilmesi, arsa payları konusunda müteahhitlerin üzerindeki maliyet yükünün azaltılması ve devlet tarafından konut alımını kolaylaştıracak destek paketlerinin hazırlanması gerektiğini belirten Demirbilek 'Öncelikle politika faizlerinin acilen makul seviyelere indirilmesi gerekiyor. Bunun dışında, arsa payları konusunda müteahhitlerin üzerindeki yükün azaltılması lazım. Devletin, konut alımını kolaylaştıracak acil destek paketleri hazırlaması gerekiyor. Ayrıca altın fiyatlarının da acilen istikrara kavuşması gerekiyor. Altın fiyatları istikrarlı bir seyir izlerse insanlar kâr elde etme umuduyla altına yönelmeyecek ve para piyasanın içinde dolaşacaktır.' diye konuştu.

'İş yerini kapatan emlakçıların sayısı artabilir'

Sektörde yaşanan durgunluğun emlak danışmanlarını da zor durumda bıraktığını belirten Demirbilek 'Gayrimenkul alanında çalışan arkadaşlarımızın çoğu mevcut durumdan memnun değil. Sistem herkesi aynı şekilde etkiliyor. Müteahhitler, emlakçılar ve alıcılar bu durumdan etkileniyor. Burada ekonomik döngünün kırılması söz konusu. Bu süreç nedeniyle iş yerini kapatan çok sayıda emlakçı arkadaşımız var. Şu anda yeni kapanmaların da yaşanmaya başladığını görüyoruz. Bu döngü aynı şekilde devam ederse iş yerini kapatan emlakçıların sayısı daha da artacaktır.' ifadelerini kullandı. (İLKHA)

Kaynak: İLKHA