2026-KPSS Ön Lisans sonuçları açıklandı
2026-KPSS Ön Lisans sonuçları açıklandı
İçeriği Görüntüle

Türkiye ile Azerbaycan arasında son dönemde özellikle Bakü yönetiminin okullarda başörtüsü kullanımına yönelik kısıtlamaları ve Ankara'dan gelen eleştiriler nedeniyle yaşanan anlaşmazlık, iki ülke arasındaki geleneksel müttefiklik söylemini de tartışmalı hale getirdi.

Aliyev yönetiminin Türkiye'den gelen eleştirilere karşı sert bir tutum takınması, hatta Azerbaycan Dışişleri Bakanlığının sosyal medya paylaşımları üzerinden Bakü'yü eleştiren 31 Türk vatandaşını istenmeyen kişi ilan etmesi, ilişkilerdeki gerilimin diplomatik boyuta taşındığını gösterdi.

Erdoğan'ın zirvenin açılışında ayrışma ve çatışmaya yer olmadığını vurgulayarak birlik mesajı vermesine karşın Aliyev'in toplantıya katılmaması dikkat çekti. Azerbaycan'ı zirvede Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov temsil ederken, Bakü yönetimi Aliyev'in program yoğunluğunu ve önceden planlanmış etkinliklerini gerekçe gösterdi. Ancak Erdoğan'ın özel davetine rağmen zirveye katılmama kararı, bu açıklamanın diplomatik açıdan ikna ediciliğini tartışmaya açtı.

İki ülke arasındaki görüş ayrılıkları yalnızca iç politikaya yönelik eleştirilerle sınırlı değil. Türkiye'nin siyonist işgal rejiminin Gazze'deki sistematik soykırım ve katliamlara sert tepki göstermesine karşın Azerbaycan'ın Tel Aviv sözde yönetimiyle yakın ilişkilerini sürdürmesi de Ankara ile Bakü arasındaki önemli politika farklılıklarından biri olarak öne çıkıyor. Türkiye'nin Ermenistan ile ilişkileri normalleştirme çabaları da Azerbaycan yönetiminin hassasiyetleriyle karşı karşıya geliyor.

Uzmanlar, 'iki devlet, tek millet' söylemiyle tanımlanan ilişkilerin arka planında uzun süredir egemenlik, Ankara'nın Bakü üzerindeki etkisi, siyonist işgal rejimine yakınlık ve Ermenistan'la normalleşme gibi başlıklarda görüş ayrılıkları bulunduğuna dikkati çekiyor.

Türkiye'nin bölgesel nüfuzunu artırma hedefleri açısından stratejik öneme sahip Azerbaycan'la yaşanan bu gerilim, Bakü yönetiminin müttefiklik ilişkilerinde dahi eleştiriye kapalı ve uzlaşmaz bir tutum sergilediği yönündeki değerlendirmeleri güçlendiriyor. (İLKHA)

Kaynak: İLKHA