Batman Güney Çevre Yolu'nda obruk sonrası onarım süreci başladı
Batman Güney Çevre Yolu'nda obruk sonrası onarım süreci başladı
İçeriği Görüntüle
Engelli bireylerin mekânlarının ve şartlarının engelsiz hale getirilmesi gerektiğinin altını çizen İmir, dünya genelinde yaklaşık 1 milyar engelli bulunduğunu hatırlattı.
"Uluslararası Engelliler Günü" olarak ilan edilen 3 Aralık vesileyle engelli bireyler hakkında düşüncelerini aktaran İmir, "Öncelikle tüm engelli vatandaşlarımızın 3 Aralık Engelliler Günü'nü kutluyorum. Engellilik; doğuştan veya sonradan herhangi bir nedenle kişinin bedensel, zihinsel, ruhsal, duyusal veya sosyal yeteneklerinden birini veya birkaçını çeşitli derecelerde kaybetme halidir. İnsan, yaratılışı itibariyle değerli bir varlıktır; doğuştan veya sonradan bir takım bedeni veya zihinsel engeller taşısa da değerinden hiçbir şey kaybetmemiştir. Bu nedenle engelli bireyler toplumumuzun dezavantajlı grupları olması hasebiyle herkesten daha fazla sevgi ve desteğe ihtiyaç duymaktadırlar. Özellikle engelli insanların sosyal hayata katılımının önündeki engelleri kaldırmak, sahip oldukları potansiyeli ortaya çıkarmak ve temel ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri için ortamın oluşturulmasını sağlamak, insani ve ahlaki bir sorumluluk olarak görmekteyiz ve bunun için çalışmalar yürütmekteyiz." dedi.
Konuşmasının devamında İmir, "İçerisinde bulunduğumuz salgın sürecinde engelli öğrencilerin uzaktan eğitimi neredeyse imkânsız hale gelmiştir. Özellikle otizmli çocuklar ve görme engeli olan öğrenciler eğitim hakkından ciddi anlamda mahrum kalmaktadır. Yüz yüze eğitimin başladığı dönemde özel eğitim sınıflarında beş kişiyi dahi geçmeyen öğrencilere yüz yüze eğitimde öncelik tanınmalıydı. AB ülkelerinde ilkokuldan sonra okulu bırakan engelli oranı yüzde 25, İsveç'te 11 iken, Türkiye'de maalesef bu oran yaklaşık yüzde 60'tır. Ayrıca ortaöğretimden sonra engellilerin eğitimini devam ettirecek veya takip edecek bir kurumun veya sistemin bulunmaması büyük bir eksikliktir." ifadelerini kullandı.
"ENGELLİLER TÜRKİYE'DE YÜZDE 77 ORANINDA SOSYAL DIŞLANMIŞLIK RİSKİ ALTINDA"
Toplumda engelli insanlara karşı yeteri kadar duyarlılığın olmadığını ifade eden İmir, "Maalesef engelli insanlarımıza karşın yeteri kadar duyarlılığımızın olduğunu söyleyemeyiz. AB'de engellilerin yüzde 29,9'u yoksulluk/sosyal dışlanmışlık riski altında iken Türkiye'de bu oran yüzde 77,1'dir. Bu veriler bize engellilerin toplumla tam bütünleşemediğini ve dezavantajlı bir şekilde hayatlarına devam ettiklerini göstermektedir. Engelli bireylerin hayat standartlarının yükseltilmesinin, toplumla bütünleşmelerinin ve sosyal hayata katılmalarının önünde bir takım fiziksel ve sosyal sorunlar vardır. Engellilere yönelik yapılan birçok yasal düzenleme ve ekonomik iyileştirmelere rağmen engelliler hala toplumla yeteri kadar bütünleşememiş, ötekileştirilerek toplumdan izole bir hayat sürmeleri devam etmektedir." diye konuştu.
"ENGELLİLERİN İKİNCİ SINIF İNSAN MUAMELESİ GÖRMESİNE İZİN VERİLMEMELİDİR"
Engelinden dolayı toplumsal hayata katılmada güçlük yaşayan hiçbir bireyin ötekileştirilmemesi gerektiğini söyleyen İmir, "Sahip olduğumuz değer yargılarımız engelli insanlara yardımcı olmayı çok değerli bir hizmet olarak görmektedir. Bu nedenle insanlar bulundukları ortamda özel durumu bulunan insanların olduğunu hesap ederek konuşmalarına azami derece dikkat etmelidirler. Aksi halde yaptıkları konuşmalarla engeli olan bireyleri incitmiş olacaklardır. Bedensel veya zihinsel engelinden dolayı toplumsal hayata katılmada güçlük yaşayan hiçbir birey ötekileştirilmemeli, ikinci sınıf insan muamelesi görmesine izin verilmemelidir. Onlara karşı çok merhametli olunmalı, sevinçlerine ortak olunmalı ve sıkıntılarını gidermek için çaba sarf edilmelidir. Peygamber Efendimiz döneminde bir sahabe, engelinden ötürü vakit namazlarında camiye gidememenin üzüntüsünü yaşamaktadır. Bu nedenle Allah Resulü'ne haber gönderir ve 'Ey Allah'ın Resulü evime kadar gelip de secdegâhımda iki rekât namaz kılabilir misiniz?' der. Allah Resulü, yanına Hazreti Ebubekir'i de alarak onun evine gider ve bu arzusunu yerine getirir. Bu güzel davranış hepimiz için büyük bir örneklik teşkil etmelidir." dedi. VEYSİ GÜLTEKİN

Muhabir: Editör