Güneş, Türkiye'de emzirme oranının yaklaşık yüzde 65 seviyesinde kaldığını belirterek, annelerin yanlış yönlendirmeler ve toplumsal baskılar nedeniyle emzirmeyi erken bırakabildiğine dikkat çekti.
'1-7 Ağustos Dünya Emzirme Haftası' dolayısıyla açıklamalarda bulunan Dr. Güneş, anne sütünün yalnızca bebeğin beslenmesini sağlayan bir gıda olmadığını, aynı zamanda yaşam boyu sağlığı etkileyen doğal bir koruyucu olduğunu söyledi.
Anne sütünün bebeğin tüm ihtiyaçlarını karşılayan doğal ve eşsiz bir besin olduğunu vurgulayan Güneş, 'Biliyorsunuz, sloganımız 'Anne sütü bir mucizedir.' Anne sütü, bebeğin ihtiyaç duyduğu bütün besinleri ve vitaminleri sağlamaktadır. Her annede bulunur, ücretsizdir. Bu açıdan evrensel olarak tavsiye edilmektedir. Bebeğin fiziksel ve zihinsel gelişimini destekler, anne ile bebek arasındaki bağı güçlendirir ve bebeğin sonraki dönemlerdeki sağlığı üzerinde de olumlu etkiler bırakır.' dedi.
İlk 6 ay su bile gerekmiyor
Anne sütünün yalnızca besleyici değil, aynı zamanda hastalıklara karşı koruyucu özellik taşıdığına dikkat çeken Güneş, 'Anne sütü alan bebeklerde diyabet, tansiyon ve obezite gibi hastalıkların daha az görüldüğü bilinmektedir. Ayrıca anne sütünün içinde canlı enzimler bulunduğu için, özellikle anne sütü aldığı dönemde bebeği hastalıklara karşı korur ve bağışıklık sistemini güçlendirir.' ifadelerini kullandı.
İlk 6 ay boyunca anne sütünün tek başına yeterli olduğunun altını çizen Güneş, 'İlk 6 ayda anne sütü, bebeğin ihtiyaç duyduğu bütün besinleri, mineralleri, vitaminleri ve su ihtiyacını yüzde 100 karşılamaya yeterlidir. Bu yüzden ilk 6 ay boyunca anne sütü dışında herhangi bir besin veya su vermeye gerek yoktur. Anne sütü canlı bir sıvı olduğu için bebeği hastalıklara karşı korur ve bu koruyucu etkisini sonraki yaşamında da sürdürmeye devam eder.' diye konuştu.
Güneş, ilk 6 aydan sonra ise bebeğin ihtiyaçlarının değiştiğini belirterek, bu dönemde ek gıdaya ve suya başlanması gerektiğini kaydetti.
'Toplumsal baskı anne sütünü azaltabiliyor'
Toplumdaki yanlış inanışların emzirmeyi olumsuz etkilediğini dile getiren Güneş, 'Emzirme konusunda toplumda maalesef birçok önyargı bulunmaktadır. Özellikle annelere çok fazla baskı yapılabiliyor. Anne de kendisini stres altında hissettiği için anne sütü daha da azalabiliyor.' dedi.
Emzirmenin bebeğin ihtiyacına göre yapılması gerektiğini belirten Güneş, 'Biz ilk iki haftada anneye sık emzirmesini öneriyoruz. Sonrasında ise bebeğin acıktıkça emzirilmesini tavsiye ediyoruz. Ancak toplumda bebeğin sürekli emzirilmesinin; saat başı, iki saatte bir ya da yarım saatte bir emzirmenin doğru olduğu düşünülüyor.' ifadelerini kullandı.
Anne sütü yeterli olduğu hâlde birçok annenin yetersizlik duygusuna sürüklendiğini söyleyen Güneş, 'Anne sütü yeterli olsa da çocuğun fiziksel, zihinsel gelişimi ve kilo alımı normal olsa bile anneye sürekli sütünün yetersiz olduğu hissi veriliyor. Bu yetersizlik duygusu maalesef annelere sürekli dikte ediliyor.' şeklinde konuştu.
'Anneler ilk günlerde pes etmemeli'
Annelerin hem fiziksel hem de psikolojik olarak desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Güneş, 'Annenin sağlıkla ilgili bir sorunu varsa ya da zorlanıyorsa, maalesef bu konuda da yeterince anlayış gösterilmiyor. Oysa annenin dinlenmesi, uykusunu alması ve zihinsel olarak kendini iyi hissetmesi bizim açımızdan çok önemlidir. Maalesef toplum bu konuda annelere karşı yeterince duyarlı ve anlayışlı davranmıyor.' dedi.
En önemli mesajının annelerin emzirmeyi bırakmaması olduğunu ifade eden Güneş, 'Vermek istediğim en önemli mesaj, annelerin bebeklerini emzirmeye devam etmeleri ve çabuk pes etmemeleridir. Özellikle sezaryen ya da normal doğum sonrasında ilk 1-3 gün içinde süt gelmediğinde anneler, 'Benim sütüm gelmiyor.' diyerek pes edebiliyor veya hazır mama kullanımına yönelebiliyor. Ben bunun çok yanlış bir tutum olduğunu düşünüyorum. Çünkü bazen annenin sütü 1-2 hafta sonra da gelebiliyor. Bu nedenle annelerin sabırlı olmaları ve emzirmeye devam etmeleri gerekiyor.' diye konuştu.
Emzirme sorunu yaşayan annelere uzman desteği çağrısı
Emzirmede yaşanan problemlerin büyük bölümünün çözülebileceğini belirten Güneş, 'Eğer annenin enfeksiyonu, ateşi, halsizliği varsa ya da yeterince dinlenemiyorsa, öncelikle bu sorunların düzeltilmesi gerekir. Bunlar düzeldikten sonra her annenin sütünün geleceğine inanıyorum. Bazı annelerde göğüsle ilgili farklı sorunlar ya da emzirmeyi zorlaştıran başka durumlar olabiliyor. Böyle durumlarda mutlaka bir uzmandan destek alınmalıdır. Bu konuda deneyimli bir hemşire ya da doktorun desteğiyle emzirme sorunlarının büyük ölçüde çözülebileceğine inanıyorum.' ifadelerini kullandı.
Türkiye'deki emzirme oranlarının artırılması gerektiğini vurgulayan Güneş, 'Türkiye'de maalesef emzirme oranları yaklaşık yüzde 65 civarındadır. Bu oranın çok daha yüksek olması gerektiğini düşünüyorum. Çünkü emziremeyen annelerin büyük bir kısmının önünde aslında gerçek ve kalıcı bir engel bulunmuyor. Doğru destek, doğru bilgilendirme ve sabırla annelerin büyük bölümü bebeklerini başarıyla emzirebilir.' diye konuştu. (İLKHA)




