Ekonomist Nurullah Çiftçi, siyonist işgal rejimi ve ABD'nin İran İslam Cumhuriyeti'ne yönelik saldırısı sonrası bölgede yaşanan gelişmelerin küresel enerji piyasalarını ciddi şekilde etkilediğini belirterek, Hürmüz Boğazı'ndaki krizin petrol fiyatlarında sert yükselişlere yol açtığını söyledi.
İngiltere'deki University of Exeter'de ekonomi alanında doktora yapan Çiftçi, İLKHA muhabirine yaptığı değerlendirmede saldırı sonrası yaşanan sürecin küresel enerji piyasasında büyük bir kırılma oluşturduğunu ifade etti.

Ekonomist Nurullah Çiftçi
'Hürmüz Boğazı, hayati bir öneme sahiptir'
Çiftçi, aylardır konuşulan askeri müdahalenin 28 Şubat'ta fiilen gerçekleştiğini belirterek şunları söyledi:
'28 Şubat günü, aylardır konuşulan israil ve Amerika'nın İran'a yönelik saldırısı gerçekleşti. Bu saldırının ardından, İran'ın stratejik bir tehdit olarak sürekli dile getirdiği Hürmüz Boğazı'nı kapatma konusu yeniden gündeme geldi. Hürmüz Boğazı, küresel petrol piyasasında hayati bir öneme sahiptir ve petrol fiyatlarının belirlenmesinde kritik bir rol oynamaktadır.'
'İran, Hürmüz Boğazı tehdidini hayata geçirdi'
Saldırının ardından İran'ın misilleme olarak boğazı kapatma tehdidinde bulunduğunu belirten Çiftçi, gelişmeleri şu sözlerle aktardı:
'israil ve Amerika'nın saldırısından sonra neler yaşandı? 28 Şubat'taki bu askeri müdahalenin ardından İran, misilleme olarak Hürmüz Boğazı'nı kapatacağını ilan etti. İran bu tehdidini fiilen hayata geçirdi; boğazı fiziksel olarak tamamen kapatmasa da bölgeden geçen gemileri vuracağını ve geçişlere izin vermeyeceğini duyurdu. Nitekim bu süreçte gemilere yönelik bazı saldırılar da meydana geldi.'
'Bölgedeki petrol akışı durma noktasına geldi'
Bu gelişmelerin ardından petrol taşımacılığının neredeyse durduğunu ifade eden Çiftçi şöyle konuştu:
'Bu durum üzerine gemiler bulundukları limanlara demir attı ve bölgedeki petrol akışı durma noktasına geldi. Normal şartlarda günlük 17-20 milyon varil petrolün geçtiği Hürmüz Boğazı'nda, bu miktar neredeyse sıfıra indi. Bu arz kesintisi petrol fiyatlarında sert bir yükselişi beraberinde getirdi. Saldırı öncesinde 70-75 dolar seviyesinde seyreden Brent petrol, saldırıdan hemen sonra 90 dolar seviyelerine çıktı; özellikle 6 Mart tarihinde 90 dolar barajı aşılmış oldu.'
'Petrol fiyatlarının 150 hatta 200 dolara çıkabileceği tahmin ediliyor'
Savaşın genişlemesi durumunda fiyatların daha da artabileceğini vurgulayan Çiftçi, şu değerlendirmeyi yaptı:
'Birçok ekonomist ve analist, savaşın ve saldırıların devam etmesi durumunda fiyatların çok daha yüksek seviyelere ulaşacağını öngörüyor. Savaşın ilerleyen safhalarında İran'ın Körfez'deki petrol kuyularına ve rezervlerine yönelik ciddi saldırılar gerçekleştirmesi üzerine, bölge ülkeleri petrol üretimini durdurma kararı aldı. Bu gelişme, Brent petrolün varil fiyatının 100 doların üzerine çıkmasına neden oldu.
Petrol fiyatları neden bu kadar önemlidir? Petrol, üretimin ana katalizörüdür. Günlük hayatta kullandığımız basit bir plastik bardaktan aracınızdaki yakıta kadar her şeyin temelinde petrol vardır. Dünya enerji piyasasının yüzde 20'sini besleyen bir kaynağın durma noktasına gelmesi, küresel ölçekte ciddi bir maliyet artışına sebep olur. Şu anda dünya piyasaları büyük bir maliyet enflasyonu ile karşı karşıyadır. Petrol fiyatlarının kısa sürede 70 dolardan 100 dolara çıkması, küresel bir enflasyon dalgasını tetikleyecektir.
Eğer bu süreç devam ederse, fiyatların 150, hatta İran'ın boğazı tamamen kapatması durumunda 200 dolara kadar çıkabileceğine dair tahminler bulunmaktadır.'
'Türkiye gibi petrol ithal eden ülkeler daha ağır etkilenecek'
Krizin tüm dünyayı etkileyeceğini belirten Çiftçi, özellikle enerji ithalatçısı ülkelerin daha ağır sonuçlarla karşılaşabileceğini söyledi ve 'Bu durumdan en çok kimler etkilenecek? Kuşkusuz herkes etkilenecek ancak Türkiye gibi petrolü ithal eden ülkeler bu krizden çok daha ağır darbe alacaktır. Petrol fiyatlarındaki her artış, üretim girdilerini yükselterek enflasyonla mücadele eden ülkelerde fiyatların düşmesini engellemekte, aksine daha da yükselmesine neden olmaktadır.' diye ekledi.
'ABD, enerji ihtiyacı için Rusya yaptırımlarını geçici olarak gevşetti'
Enerji krizi nedeniyle uluslararası politikada da bazı adımlar atıldığını dile getiren Çiftçi, sözlerini şöyle tamamladı:
'Bu krize çözüm üretmeye çalışan Amerika Birleşik Devletleri, Rusya'ya yönelik yaptırımları geçici olarak gevşetme yoluna gitti. Normal şartlarda Rusya ile ticarete ağır yaptırımlar uygulayan ABD, enerji ihtiyacını karşılayabilmek adına bir aylık bir esneme kararı aldı.
Ayrıca, dünyadaki sıvılaştırılmış gazın (LNG) yüzde 66'sı da Hürmüz Boğazı üzerinden taşınmaktadır. Rusya-Ukrayna savaşı sonrası Katar'dan gaz tedarik etmeye başlayan Avrupa ülkeleri için bu durum, enerji maliyetlerinin daha da katlanması ve yeni bir enflasyonist ortama girilmesi anlamına gelmektedir.' (İLKHA)


