Seyda, 76 Yıl Sonra Rahmet ve Minnetle Anılıyor

19 Şubat 1950’de Hakk’a yürüyen büyük âlim, yalnızca bir müderris değil; ilmiyle akılları aydınlatan, irfanıyla gönülleri imar eden ve ömrünü hakikatin neşrine adayan müstesna bir irşad ehli olarak hafızalarda yer edindi.

Bölgede medrese geleneğinin en güçlü temsilcilerinden biri olarak kabul edilen Seyda Hazretleri, yaşadığı dönemde ilmî otoritesi, fetvalardaki dirayeti ve manevi rehberliğiyle Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun en güvenilir ilim mercilerinden biri olarak kabul edildi. Bugün dahi onun bıraktığı ilmî miras, yetiştirdiği talebeler ve kurduğu irfan halkalarıyla yaşamaya devam ediyor.

Hizmete Adanmış Bir Ömür

Batman’da Şehir Girişlerine Simgesel Dokunuş
Batman’da Şehir Girişlerine Simgesel Dokunuş
İçeriği Görüntüle

Seyda Molla Hasan Hazretleri, yaşadığı dönemde bölgedeki seydalar, din âlimleri ve şeyhler tarafından büyük saygı gören bir ilim otoritesiydi. Çözülemeyen ilmî meseleler, ihtilaflı konular ve müşkil ibareler onun huzurunda açıklığa kavuşur; ilim meclislerinde son söz çoğu zaman ona ait olurdu. Bu yönüyle yalnızca bir hoca değil, adeta ilmin son kapısı olarak görülüyordu.

Binlerce talebe yetiştiren büyük âlim; güçlü muhakemesi, keskin zekâsı, üstün hitabeti ve güzel ahlâkıyla temayüz etti. Hem zahirî ilimlerde derinleşmiş bir fakih hem de mânevî rehberlikte örnek bir ârif olarak toplumun her kesiminde saygı uyandırdı. İlmi sadece öğretmekle kalmadı; yaşadığı hayatla da örnek oldu.

İlim Yolculuğu ve Aldığı İcazetler

Seyda Molla Hasan Hazretleri, medrese usulü ilimlerini devrin büyük âlimlerinden Merhum Kenanlı Seyda Molla İbrahim’in yanında tamamladı. İlmi icazetini ise pek çok büyük âlim yetiştiren Merhum Farkinli Seyda Molla Hüseyin Küçük’ten aldı.

Hocası Molla Hüseyin Küçük, onun ilmî kudretini ve hikmetli kişiliğini görerek yalnızca ilimde icazet vermekle yetinmedi; tasavvuf yolunda da halifelikle taltif etti. Böylece Seyda Molla Hasan Hazretleri, hem şer’î ilimlerde derinleşmiş bir müderris hem de mânevî terbiyede kemale ermiş bir mürşid olarak yetişti.

Mukaddes Beldelerde Takdir Gören Bir Âlim

İlimdeki dirayeti ve irşaddaki basireti kısa sürede ün kazanan Seyda Hazretleri’nin etkisi yalnızca bulunduğu bölgeyle sınırlı kalmadı. Mukaddes beldelere yaptığı ziyaretlerde de ilmî derinliğiyle dikkat çekti.

Özellikle Mekke’de devrin önemli âlimlerinden Şeyh Alevî bin Abbas el-Mâlikî’nin, büyük bir âlimler heyetinin huzurunda kendisine tasavvuf halifeliği vermesi, onun hem zahirde hem bâtında kemale ermiş bir rehber olduğunun güçlü bir göstergesi olarak kabul edildi.

Bölgeyi Aydınlatan Talebeler Yetiştirdi

Seyda Molla Hasan Tılmızî’nin en önemli miraslarından biri yetiştirdiği talebeler oldu. Onun rahle-i tedrisinden geçen öğrenciler, zamanla Batman ve çevresinde medrese geleneğinin sürdürücüsü ve irfan kandilleri hâline geldi.

Yetiştirdiği ve ilmî icazet verdiği önemli âlimler arasında şu isimler öne çıktı:

  • Seyda Molla Abdulvehhab Dêrızbıni
  • Seyda Molla Fahreddin Arnasi
  • Seyda Molla İsmail-i Milhayê
  • Seyda Molla Abdussamed ez-Zekî
  • Seyda Molla Mehmet Narketînè
  • Seyda Molla Mahmud Vezrînî
  • Seyda Molla Sıdkı Vezrînî

Vefatına yakın dönemde Seyda Molla Abdulvehhab Dêrızbıni’ye ayrıca tasavvuf halifeliği vererek irşad görevini sürdürmesini sağlaması, onun ilim silsilesine verdiği önemin açık bir göstergesi oldu.

Nesilden Nesile Aktarılan İlim Ocağı

Merhum Seyda Molla Hasan Hazretleri’nin hayatta olan tek evladı Seyda Molla Faik Yakut da babasından devraldığı ilmî ve manevî mirası uzun yıllar sürdürerek medrese geleneğini yaşattı. Böylece Tılmızî ocağında yakılan ilim meşalesi nesilden nesile aktarılarak günümüze kadar ulaştı.

Bu yönüyle Seyda Hazretleri yalnızca kendi dönemini değil, sonraki nesilleri de etkileyen kalıcı bir ilim geleneği kurdu.

Gönüllerde Yaşayan Bir İlim ve İrfan Önderi

Tılmızli Seyda Molla Hasan Hazretleri, arkasında hayırla anılan bir isim, köklü bir ilim geleneği ve silinmeyen bir manevi miras bıraktı. Onun hayatı, ilmin izzetini, irfanın derinliğini ve hizmetin samimiyetini temsil eden örnek bir yaşam olarak görülüyor.

Bölge halkı tarafından her yıl rahmetle anılan büyük âlim için dualar edilirken, bıraktığı ilmî mirasın yeni nesillere aktarılması gerektiği vurgulanıyor.

Cenâb-ı Hak rahmetini bol eylesin; ruhunu şâd, makamını âli kılsın.

Kaynak: ŞEVKİ ASLAN