Batman’da Atatürk Parkı yanındaki Yılmaz Güney Sergi Alanı’nda toplanan binlerce vatandaş, Gazze üzerindeki ablukayı kırmak için yola çıkan özgürlük elçilerine yapılan müdahaleyi telin etti. Sivil toplum kuruluşlarının öncülüğünde gerçekleşen buluşma, sadece bir kınama değil, aynı zamanda mazlum halkların yalnız olmadığını haykıran küresel bir vicdan ağrısına dönüştü.

Program, ruhları teskin eden ve direnişin manevi temelini sağlamlaştıran Kur'an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Batman’ın gür sesi, Yunanistan açıklarında seyreden ve içinde her dinden, her milletten vicdan sahibinin bulunduğu gemilere uygulanan korsanvari müdahaleye karşı yükseldi. Katılımcılar, "Sumud" ruhunun sadece bir gemi adı olmadığını, Gazze halkının onurlu direnişinin ve sarsılmaz sebatının bir yansıması olduğunu dile getirerek, esir alınan aktivistlerin derhal serbest bırakılması çağrısında bulundular.

Küresel Vicdanın Gemileri ve Siyonist Korsanlık
Uluslararası hukukun hiçe sayıldığı bu saldırı, insanlık onuruna karşı işlenmiş bir suç olarak nitelendirildi. Memur-Sen Batman İl Başkanı Şehmus Önlü, yaptığı coşkulu konuşmada, dünyanın bu "sağır ve dilsiz" karanlığını yırtan cesur yüreklerin önemine değindi. Siyonist rejimin, sadece ekmek ve su taşıyan silahsız gemilere savaş gemileriyle saldırmasının bir acizlik göstergesi olduğunu vurgulayan Önlü, bu barbarlığın küresel emperyalizmin maskesini bir kez daha düşürdüğünü ifade etti.
Filo içerisinde yer alan 175 aktivistin zorbalıkla alıkonulması, meydandaki kalabalığın öfkesini ve kararlılığını daha da pekiştirdi. Özellikle Türkiye’den giden yirmi yiğit evladımızın, esir düşen arkadaşları için özgürlük hakkını reddederek sergiledikleri onurlu duruş, Batmanlılar tarafından büyük bir gururla selamlandı. Bu direniş, zalimlerin hesaplarının ötesinde, Allah’ın vaadi olan zaferin inancıyla harmanlanmış bir iman mücadelesi olarak tanımlandı.

Denizlerden Karalara: Bitmeyen Özgürlük Yürüyüşü
İsrail’in bir kaç gemiyi durdurarak bu davayı bitirebileceği yanılgısına kapıldığı belirtilen açıklamada, direnişin sadece denizlerle sınırlı kalmayacağı vurgulandı. Marmaris’ten yeni demir alan gemilerin yanı sıra, 3 Mayıs’ta Tunus’tan yola çıkacak olan devasa kara konvoyunun müjdesi meydanda büyük sevinç yarattı. "Denizleri kapatsanız karadan, karaları kapatsanız göklerden geleceğiz" sloganlarıyla, Gazze’ye giden yardım yollarının asla tam olarak kapatılamayacağı ilan edildi.

Batman Sivil Toplum Kuruluşları adına konuşan Ömer Faruk Çelik, Sumud Filosu’na yapılan saldırının aslında vicdana ve hukuka yapıldığını hatırlattı. Seksen bine yakın insanın şehit edildiği bir soykırım sürecinde, bu filonun taşıdığı umudun, İsrail’in korkularını beslediği ve yaklaşan sonlarını hızlandırdığı gerçeği kamuoyuyla paylaşıldı.
Gazze Özgür Olana Dek Susmayacağız
Basın açıklamasının son bölümünde, uluslararası kamuoyuna kınama mesajlarının ötesine geçme ve somut yaptırımlar uygulama çağrısı yapıldı. Gazze’nin bir açık hava hapishanesi olmaktan çıkıp küresel bir direniş kalesine dönüştüğü ifade edilirken, insani yardımların önündeki tüm engellerin kaldırılması gerektiği vurgulandı. Batman’dan yükselen bu ses, Filistin topraklarından son kirli postallar çekilene kadar susmayacak bir iradenin nişanesi oldu.

Programın sonunda edilen dualar ve okunan Kur'an-ı Kerim, meydanı dolduran binlerce kişinin yüreğine bir soğuk su serperken, direnişin meşalesini de canlı tuttu. Batman, bir kez daha zalimin karşısında elif gibi dik, mazlumun yanında ise toprak gibi mütevazı bir duruş sergileyerek, insanlık tarihindeki onurlu yerini aldı. Sumud ruhuyla kenetlenen kalpler, zaferin yakın olduğuna dair inançlarını tazeleyerek dağıldı.




