Avukat Muhammed Ali Özdemir, 5 Nisan Avukatlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, günün bir kutlamadan ziyade avukatlık mesleğinin sorunlarının ele alınması gereken bir gün olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Özdemir, mesleğin son yıllarda hem ekonomik hem de itibari açıdan ciddi zorluklarla karşı karşıya olduğunu ifade etti.
Özdemir, 'Bildiği üzere 5 Nisan, ülkemizde Avukatlar Günü olarak kutlanmaktadır. Fakat bugün 5 Nisan'ı bir kutlama günü olarak değil de avukatlık mesleği üzerine konuşabileceğimiz, mesleğin sorunları üzerinde kafa yormamız gereken bir gün olarak görmekteyiz. Çünkü avukatlık mesleği son yıllarda gerek ekonomik koşullar gerekse mesleki itibar bakımından zorlu bir sınav vermektedir. Bunun sebebi de gerek toplum gerekse kamu otoritesi tarafından avukatlık mesleğinin yerinin tam olarak anlaşılamamış olmasıdır.' dedi.
'Avukatlık, yargının üç sacayağından biridir'
Avukatlık mesleğinin yargı sistemindeki önemine dikkat çeken Özdemir, 'Avukatlık dediğimiz kurum, savunma makamı olarak yargının üç sacayağından biridir. Önemli ve hak ettiği değeri görmesi gereken bir kurum olmasına rağmen, maalesef bahsedeceğimiz bazı sorunlar ve sıkıntılardan dolayı bu değeri tam olarak görememektedir.' ifadelerini kullandı.
'Genç avukatlar ciddi ekonomik zorluklarla karşılaşıyor'
Meslektaşların özellikle ekonomik anlamda büyük sıkıntılar yaşadığını vurgulayan Özdemir, 'İlk önce üzerinde konuşmamız gereken konu, meslektaşlarımızın ve özellikle de genç meslektaşlarımızın mesleklerini icra ederken karşılaştıkları sorunlar ve zorluklardır. Bunların başında maalesef ekonomik sorunlar gelmektedir.' dedi.
Konuşmasının devamında Özdemir, 'Avukatlık mesleği; gerek hukuk fakültesi sayılarının kontrolsüz bir şekilde artması gerekse mesleki yoğunluk bakımından, emeğin karşılığının alınamadığı bir meslek haline gelebilmektedir. Özellikle genç meslektaşların, mesleğe yeni başlayanların staj döneminde herhangi bir destek alamamaları, sonraki süreçte ofis kurma ve çevre edinme gibi aşamalarda ekonomik zorluklar yaşadığı bilinmektedir.' şeklinde konuştu.
'Avukatlar görevlerini yaparken şiddet ve baskıya maruz kalabiliyor'
Mesleğin karşı karşıya olduğu bir diğer önemli sorunun şiddet ve baskı olduğunu belirten Özdemir, 'Hal böyle olunca, meslektaşlarımız görevlerini ifa ederken bazı zorluklarla karşılaşmaktadır. Bunlardan biri de maalesef avukatların maruz kaldığı şiddet ve baskıdır. Avukatın mesleki faaliyetini icra ederken baskıya uğraması ya da şiddete maruz bırakılması gibi olumsuz durumlarla sıklıkla karşılaşmaktayız.' dedi.
Özdemir, 'Aslında avukat; hak arama mücadelesinde sistemin yarattığı mağduriyetlere, bireyin maruz kaldığı haksızlıklara veya kişiler arasındaki uyuşmazlıklara karşı başvurulabilecek en önemli merciyken, bu durumun tam olarak anlaşılamamasından kaynaklı olarak şiddete maruz kalabilmektedir.' ifadelerini kullandı.
'Daha caydırıcı yasal düzenlemelere ihtiyaç var'
Sorunların çözümü için yasal düzenlemelerin önemine değinen Özdemir, 'Bunun önlenmesi için öncelikle daha caydırıcı ve etkin yasal düzenlemelerin yapılması, var olan düzenlemelerin kararlılıkla uygulanması ve toplumun avukata bakış açısının düzeltilmesi gerektiği kanaatindeyiz.' dedi.
'Vatandaşların avukata bakış açısı sağlıklı değil'
Toplumun avukatlık mesleğine bakışının da düzeltilmesi gerektiğini belirten Özdemir, 'Şunu net bir şekilde ifade etmek lazım: Vatandaşların avukata bakış açısı maalesef çok da doğru ve sağlıklı değil. Oysa vatandaşlar kimi haksızlıklarla karşılaştığında, en yakınındaki insanlar bile yanında değilken avukatı her zaman onun yanındadır ve destekçisidir.' şeklinde konuştu.
'Güçlü savunma olmadan güçlü adalet sistemi olmaz'
Açıklamasının sonunda savunma makamının önemine dikkat çeken Özdemir, şunları söyledi:
'Toplumun bunun bilincinde ve farkında olması gerekir. İnsanların hak arama mücadelesindeki ilk ve en önemli durağı savunma makamı, yani avukattır. Güçlü bir savunma mekanizması olmadan, güçlü bir adalet sisteminden bahsedilemeyeceği bilinmelidir.' (İLKHA)



