Peygamber Sevdalıları Vakfı ve
Kozluk İlim-Der tarafından "Kasım Ayı Sahabe Ayı" kapsamında
"Yolumuzu Aydınlatan Yıldızlar, Sad Bin Ebi Vakkas ve Hazreti Hatice"
konulu program düzenlendi.
29 Ekim Konferans Salonu’nda
düzenlenen etkinliğe konuşmacı olarak katılan Molla Emrullah Uysal,
Müslümanların güzide sahabelere her zamankinden çok muhtaç olduğuna değinerek,
Müslümanların Ashab-ı Kiramı tanımayı bir vazife olarak bilmeleri gerektiğinin
altını çizdi.
Yoğun katılımın olduğu program
Hamza Bozan’ın Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başladı. Ardından Peygamber
Sevdalıları Vakfı Kozluk İlçe Temsilcisi Abdulcelil Bala, kısa bir açılış
konuşması yaptı.
Peygamber Sevdalıları Vakfı
tarafından 5 yıl önce kasım ayının sahabeler ayı olarak kabul edildiğini
belirten Bala, "Bizim inancımız şudur ki; her yıl her ay ve her gün
İslam’ın şuuruyla şuurlaşacak, İslam’ı hatırlatacak ve İslam’ı yaşatacak
etkinliklerin yapılmasıdır. Biz bu amaçla yola çıktık. Bu programlar peygamber
ve sahabelerini günümüze tanıtmak amacıyla yapılmıştır. Dünya üzerinde hak ve
batıl sürekli bir mücadele içerisinde olacaktır. Müslümanın tercihi Hakk’ı
yükseltmek batıla karşı durmaktır. Allah’u Teala bizlere hak ve batılı ayıracak
akıl verdi. Hak ve batılı ayıracak yaşantıları verdi. İşte bu yaşantılarda peygamber
ve ashabıdır. Öfkemizde de sevgimizde de sınırın ne olması gerektiği o güzide
şahsiyetlerin hayatında gizlidir. Geleceğimiz için muhakkak sahabeleri günümüze
taşımamız gerekiyor. İlmin derecesini Hazreti Ali’den (Radiyallahuanh), adaleti
Ömer’den (Radiyallahuanh), itaatın derecesini Hazreti Ebubekir’den
(Radiyallahuanh) ve haya Hazreti Osman’dan (Radiyallahuanh) almalıyız."
dedi.
Program, İsmail Tufan’ın
seslendirdiği ilahi ve ezgilerle devam etti. Daha sonra programda konuşan Molla
Emrullah Uysal, sahabenin önemine değindi, Hazreti Hatice ve Sad Bin Ebi
Vakkas’ın hayatından kesitler aktardı.
"ASHAB-I KİRAMI TANIMAYI
KENDİMİZE BİR VAZİFE BİLMELİYİZ"
"Sahabeye önem vermek
zorundayız. Çünkü onlar Allah Resulü’nün davasının sahibidir." diyen
Uysal, "Bizler sahabe gibi o davaya sahip çıkmak zorundayız. O gün zifiri
karanlık vardı, karanlıkları aydınlığa çeviren ashab oldu. Bugün de dünyanın
zifiri bir karanlık içerisinde olduğu, dünyanın gittikçe bozulduğu, insanlığın
kalmadığı, güven ortamının kalmadığı, namusun, hayanın, şerefin tarumar
edildiği, çocukların, gençliğin, internet sahneleriyle vaktini geçirdiği, her
birinin esrara, eroine, tinere ve baliye müptela olduğu böylesi karanlık bir
dönemde, kafirlerin, güçlülerin, zalimlerin despot bir şekilde insanlığı yok
etmek için büyük silahlar ürettikleri, coğrafyaları işgal ettikleri, insanları
yok etmek için silah makinelerini ürettiği ve namuslarını, şahsiyetlerini,
mallarını gasp ettikleri böyle bir dönemde, hele hele Amerika, İsrail ve
Avrupalısının İslam alemini kasıp kavurduğu böyle bir dönemde, Müslümanların
yer altı ve yer üstü zenginliklerinin ellerinden alındığı, Müslümanların
perişan, tarumar ve dağınık olduğu böyle bir dönemde hepimizin sahabeye çok ve
çok ihtiyacı vardır. Evimizin, annelerimizin, gençlerimizin, babalarımızın
sahabeye ihtiyacı vardır. Çünkü onların hayatında insanlık, kardeşlik,
merhamet, güven, mal emniyeti, can emniyeti, nesil emniyeti, akıl emniyeti ve
din emniyeti vardır. Bu yüzden biz Müslümanlar Ashab-ı Kiramı tanımayı kendimize
bir vazife bilmeliyiz." şeklinde konuştu.
Sahabeleri konu alan sinevizyon
gösteriminin ardından program, Molla Süleyman Bağatır’ın yaptığı dua ile son
buldu. MEHMET EMİN URAZ




