İlke Haber Ajansı'na (İLKHA) konuşan Avukat Sait Güneş, arabuluculuğun hukuk sisteminde alternatif uyuşmazlık çözüm yollarından biri olduğunu belirterek, temel amacının tarafları ortak bir zeminde buluşturmak olduğunu ifade etti.
Arabuluculuğun taraflardan birini haklı ya da haksız ilan eden bir sistem olmadığını belirten Güneş, arabulucunun karar veren değil, tarafların uzlaşmasına katkı sağlayan kişi olduğunu söyledi.
Tarafların çoğu zaman bir araya gelmekte zorlandığını ifade eden Güneş, arabuluculuğun bu noktada iletişimi güçlendiren ve çözüm zemini oluşturan önemli bir mekanizma olduğunu dile getirdi.
Güneş, işçi-işveren uyuşmazlıklarının yanı sıra ticari davalar, tüketici ve kira uyuşmazlıkları ile bazı hukuk davalarında arabulucuya başvurmanın dava şartı olduğunu belirtti.
İşçi-işveren uyuşmazlıklarında sistemin oldukça başarılı sonuçlar verdiğini ifade eden Güneş, Adalet Bakanlığının verilerine göre bu uyuşmazlıkların yaklaşık yüzde 70'inin dava açılmadan çözüme kavuştuğunu söyledi.
Arabuluculuğun mahkeme harçları, bilirkişi ve diğer yargılama giderlerini ortadan kaldırdığına dikkat çeken Güneş, sistemin düşük maliyetli olmasının yanında gizlilik esasına göre yürütülmesi sayesinde tarafların özel bilgilerinin de korunduğunu belirtti.
Arabuluculuğun vatandaşların haklarına daha kısa sürede ulaşmasını sağladığını ve mahkemelerin iş yükünü azalttığını belirten Güneş, uzlaşma kültürünü güçlendiren bu yöntemin her geçen gün daha fazla tercih edildiğini söyledi.
'Arabuluculukta kazan-kazan anlayışı esas alınıyor'
Arabuluculuğun tarafların karşılıklı kazanım elde etmesini amaçlayan alternatif bir uyuşmazlık çözüm yöntemi olduğunu belirten Güneş 'Arabuluculuğun temelinde şunu söyleyebiliriz: Tarafların her ikisi için de 'kazan-kazan' uygulamasının yer aldığı bir sistem diyebiliriz. Arabuluculuk, hukukta alternatif uyuşmazlık çözüm yollarından biri olarak değerlendiriliyor. Yakın tarihte arabuluculuk, bir kısım davalar için zorunlu tutuldu. Bir kısım davalar için de zorunlu olması bekleniyor. Öncelikle şunu söyleyebiliriz ki burada arabulucunun şöyle bir fonksiyonu var: Tarafların her ikisi bir araya gelir. Arabulucunun temel görevi, tarafların bir araya gelmekten çekindiği dosyalarda bu kişileri yan yana getirip uzlaşmaları için imkân ve zemin hazırlamaktır. Arabulucu burada bir hâkim görevinde değildir, bir hüküm veremez. Ama tarafları mutabık olmaya, anlaşma zemini hazırlamaya ve çözüm önerilerinde bulunmaya teşvik edebilir.' şeklinde konuştu.
'İşçi-işveren uyuşmazlıklarında arabuluculuk zorunlu'
Bazı uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurmanın kanuni zorunluluk olduğunu ifade eden Güneş 'Bir kısım davalarda kanun, dava açmadan önce zorunlu olarak arabulucuya gitmeyi öngörmüştür. Bu davalar nelerdir? Öncelikle iş hukuku. Şu anda en çok karşılaştığımız davalardan biri, işçi-işveren uyuşmazlıklarından kaynaklanan arabuluculuk türüdür. Arabulucular tarafları bir araya getirip, işçinin veya işverenin bir talebi varsa, nadir de olsa karşılaştığımız davalarda yer alıyor. Genelde işçilerin başvurduğu alternatif uyuşmazlık çözüm yoludur. Burada işçi, kendi haklarını alabilmek için zorunlu olarak bir arabulucuya başvurmak zorundadır. Bu başvuruyla birlikte arabulucu tarafları bir araya getirip mümkün mertebe bir uzlaşı yöntemi hazırlayıp taraflara sunar. Taraflar, imkânların ve ortamın hazırlanmasıyla birlikte bir ihtimal anlaşabilirler ki yakın tarihte Sayın Bakanımızın söylediğine göre bu işçi-işveren uyuşmazlıklarının yaklaşık yüzde 70'i hiç davaya gitmeden arabuluculuk yoluyla çözümlenmiştir.' ifadelerini kullandı.
'Arabuluculuk sistemi ticari ve kira uyuşmazlıklarında da uygulanıyor'
Arabuluculuğun yalnızca iş hukukuyla sınırlı olmadığını dile getiren Güneş 'Arabuluculukta en çok karşılaştığımız uyuşmazlık türlerinden biri de ticari uyuşmazlıklardır. Türk Ticaret Kanunu'nda yer alan mutlak ticari davalar da dâhil olmak üzere ticari uyuşmazlıklarda arabulucuya başvuru zorunludur. Tüketici uyuşmazlıkları, kira uyuşmazlıkları, ortaklığın giderilmesi ve bazı itirazın iptali davalarında da arabulucuya başvuru zorunlu olabiliyor. Dediğimiz gibi dava açmadan önce tarafların arabulucuya gitmesi zorunlu. Bir de bunların yanında ihtiyari arabuluculuk var. İhtiyari arabuluculukta da şu var: Özellikle tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebileceği, ticari uyuşmazlık olabilir, işçi-işveren uyuşmazlığı olabilir ancak burada kamu düzenini ilgilendiren bir uyuşmazlık söz konusu olmayacak. Bugün bir boşanma arabuluculukla yapılamaz. Aile hukukunu ilgilendiren kişisel ilişkinin kurulması gibi kararlar ya da buna dair hususlar arabuluculukla çözülemez. Bunlar için elbette bir mahkemeye gidilmesi gerekiyor.' diye konuştu.
'Arabuluculuk zaman, maliyet ve gizlilik avantajı sunuyor'
Arabuluculuğun uzun yargılama süreçlerine kıyasla daha kısa sürede sonuç verdiğini ve daha düşük maliyet sunduğunu belirten Güneş 'Arabuluculuğun avantajlarına değinecek olursak, bugün Şanlıurfa üzerinden söylemek gerekirse bir işçi-işveren uyuşmazlığı 1,5 ile 2 yıl arasında sürebiliyor. Bununla beraber bu işlerde birçok masraf yapılıyor. Onun dışında dava açıldıktan sonra tanıklar getiriliyor, tarafların iddialarını ispatlayabilmesi için birçok şey ortaya dökülüyor. Bunların her biri açısından aslında arabuluculuk çok daha avantajlı. Çünkü arabuluculuk bu şekilde uzun sürmüyor. Arabuluculuğun süresi, örneğin işçi-işveren uyuşmazlığında en fazla 3 hafta artı 1 hafta olmak üzere 1 aydır. Bu şekilde işçi ve işveren aslında haklarına en kısa sürede ulaşmış oluyor. Arabuluculukta sadece bir arabuluculuk ücreti var. Bu da belirli bir orana tabi. Bunun dışında hiçbir masraf yok; bilirkişi ücreti yok, mahkeme masrafı, harçlar ve giderler yok. Çok daha düşük maliyetli oluyor. Nihayetinde arabuluculuk sisteminde bir gizlilik esası var. Her şey ortaya dökülmüyor. Taraflar kendileri için özel ve mahrem sayılabilecek şeyleri konuşup kendi aralarında anlaşmış oluyorlar. Burada en nihayetinde her iki taraf da masadan uzlaşı ile kalkmış oluyor. Dolayısıyla tarafların her ikisi de kendi adına kazanmış oluyor. Bizler bu yüzden arabuluculuk süreçlerinde haklı ya da haksız bir nitelemeden ziyade şunu söyleriz: Bir başvurucu taraf olur, bir de karşı taraf olur. Aslında haklı veya haksız değil; ortada bir uyuşmazlık vardır. Bu uyuşmazlıkta kimin haklı, kimin haksız olduğuna ne arabulucu ne de başka biri karar verebilir. Arabulucu burada sadece tarafları bir araya getirip her iki taraf açısından da kazan-kazan ilişkisini doğurmaya çalışır.' ifadelerine yer verdi.
'Anlaşma sağlanırsa mahkeme kararına gerek kalmıyor'
Arabuluculuk sürecinin başvuru aşamasından anlaşma veya anlaşamama belgesinin düzenlenmesine kadar belirli bir usul çerçevesinde yürütüldüğünü anlatan Güneş 'Arabuluculuk sistemi nasıl işliyor? Öncelikle ticari davanız olabilir, tüketici hukukundan kaynaklanan bir alacağınız olabilir ya da işçi-işveren uyuşmazlığından kaynaklanan bir alacağınız olabilir. Bu konuda öncelikle arabuluculuk bürosuna başvuru yapıyorsunuz. Zorunlu arabuluculuk için bunları söylüyorum. İhtiyari arabuluculuk sistemi biraz daha farklı. Zorunlu arabuluculuğa başvurduktan sonra büro burada bir atama yapıyor. Bir arabulucu görevlendiriliyor. Arabulucu, her iki tarafı da telefonla, mesaj yoluyla, e-posta yoluyla veya davet mektubuyla çağırıyor ve bir toplantı günü belirliyor. Bu toplantı gününde tarafların her ikisi bir araya geliyor, arabuluculuk ofisinde toplanıyorlar ve bir uzlaşı imkânı var mı yok mu, bu tartışılıyor. Eğer taraflar anlaşabilirlerse arabulucu bir anlaşma belgesi düzenliyor. Taraflar anlaşamaz ise arabulucu anlaşamama belgesi düzenleyip başvurucu tarafa dava açarken kullanacağı anlaşamama belgesini veriyor. Burada önemli olan şey şu: Taraflar arabulucuda eğer anlaşırsa bir anlaşma metni düzenlenir. Bu metinle ilgili Sulh Hukuk Mahkemesine başvurarak icra edilebilirlik şerhi aldıktan sonra elinizdeki anlaşma belgesi ilam niteliğine kavuşur ve ilamlı icra yoluyla takibe konu edilebilir. Bu ne demek? Anlaşma sağlandı, belirli şartlar konuşuldu fakat buna rağmen karşı taraf bunu yerine getirmeyebilir. Yükümlülüklerini yerine getirmezse biz bu uzun süren dava aşamalarından ziyade sadece bir icra edilebilirlik şerhi alıp doğrudan icra aşamasına gidebiliyoruz. Arabuluculuk bu yönüyle bizler için çok değerli ve çok önemlidir.' şeklinde konuştu.
'Vatandaşlarımızın alacağına çok kısa sürede ulaşması sağlanıyor'
Arabuluculuğun uyuşmazlıkların kısa sürede çözüme kavuşmasına imkân tanıdığını söyleyen Güneş 'Arabuluculuğun hem vatandaşlar hem de avukatlar olarak bizlere temel faydası, vatandaşlarımızın alacağına çok kısa bir sürede ulaşması, mahkemelerin bu tür işlerle gereksiz yere meşgul olmaması, dosyaların sürüncemede kalmaması adına oldukça gerekli ve önemli olduğunu düşünüyoruz. Bu, bizim kültürümüzde de yer alan uzlaşmacı tavra oldukça yakın olduğu için taraflar, kendi kültürlerinden gelen bir anlayış olması sebebiyle buna kolaylıkla ikna olabiliyorlar. Nihayetinde taraflar bu masadan anlaşarak kalkıyorlar. Arabuluculuk süreci bu şekilde tamamlanıyor.' dedi. (İLKHA)




