Stratejik enerji hattı Hürmüz Boğazı, son dönemde yalnızca askeri değil aynı zamanda teknolojik bir rekabet alanına dönüşmüş durumda. ABD donanması, bölgede oluşabilecek mayın tehdidine karşı yapay zeka destekli sistemleri devreye sokarak operasyonel süreci hızlandırmaya çalışıyor.
Söz konusu yaklaşımın merkezinde, yaklaşık 100 milyon dolarlık bir anlaşmayla devreye alınan 'Domino Data Lab' platformu bulunuyor. Bu sistem, deniz altı sensörlerinden gelen verileri analiz ederek mayın tespit süreçlerini hızlandırmayı hedefliyor.
ABD tarafı, özellikle İran kaynaklı olduğu öne sürülen düşük maliyetli deniz mayınlarını 'asimetrik tehdit' olarak değerlendiriyor. Bu nedenle geleneksel yöntemlerin yetersiz kaldığı, mayın temizleme operasyonlarının ise aylar sürebildiği ifade ediliyor.
Yeni sistemle birlikte ABD Donanması, otonom deniz araçları ve yapay zeka algoritmalarını birlikte kullanıyor. Sualtı sensörleri ve görüntüleme sistemlerinden gelen veriler, yapay zeka tarafından işlenerek olası tehditler kısa sürede tespit ediliyor. Bu süreç, daha önce aylar sürebilen analizlerin günler içinde tamamlanmasını mümkün kılıyor.
ABD'nin bu alandaki projesi 'AMMO' adıyla biliniyor ve deniz operasyonlarında makine öğrenimi kullanımını hızlandırmayı amaçlıyor. Sistem, mayın tespitini daha az insan gücüyle ve daha hızlı şekilde yapmayı hedefliyor.
Ancak uzmanlara göre teknoloji tek başına çözüm değil. Mayınların düşük maliyetli olması, buna karşılık tespit ve imha süreçlerinin oldukça pahalı ve zaman alıcı olması önemli bir dengesizliğe neden oluyor. Bu nedenle yapay zeka destekli sistemlerin sahada mutlak bir üstünlük sağlaması henüz mümkün değil.
Askeri çevrelerde, bu teknolojik kapasitenin yalnızca operasyonel değil aynı zamanda diplomatik bir araç olarak da kullanıldığı yorumları yapılıyor. Hürmüz Boğazı'ndaki kontrolün zayıflaması halinde tarafların müzakere masasına daha hızlı dönebileceği değerlendiriliyor.
Öte yandan ABD Savunma Bakanlığı'nın farklı teknoloji şirketleriyle de yapay zeka temelli projeler yürüttüğü ve bu sistemleri yalnızca mayın tespitinde değil, askeri planlama ve hedef belirleme süreçlerinde de kullanmayı hedeflediği belirtiliyor.
Tüm bu gelişmeler, Hürmüz Boğazı'nda yaşanan gerilimin artık klasik askeri yöntemlerden ziyade algoritmalar ve veri analitiği üzerinden şekillenen yeni bir rekabet alanına evrildiğini gösteriyor. Ancak düşük maliyetli tehditler karşısında yüksek maliyetli teknolojilerin ne kadar etkili olacağı hala tartışma konusu. (İLKHA)




