STK'lar Hani Neredesiniz!

Article

 

 

Çözüm sürecinde hükümet ve HDP samimi davranmadı.  Birlikte oturdukları masalarını, çıkar ve ideolojik menfaatler üzerine kurduklarından er ya da geç devrileceği belliydi. Ak Parti Hükümeti, çözüm sürecini başlatmadan önce küçük bir yılan olan HDPKK'yi çözüm süreci içerisinde dev bir piton'a çevirdi. Yediği halt sonrası bölge halkını iki ateş arasında bıraktı. 2009 yılında başlatılan çözüm sürecinde PKK bölgeyi silah deposuna çevirirken, kafasını deve kuşu misali kuma gömen Ak Parti Hükümetinin yaptığı yanlışları tekrar etmemesini ümit ederiz. Muhataplık konusunda kimin iyi niyetli, kimin art niyetli olduğunu iyice kavraması lazım. 

Bugün bu akan kanlarının asıl sebebi olan HDPKK ve oyunun aktörlerinden olan hükümet, menfaat ve çıkarlarını öteye bırakarak mazlum halkın çıkar ve menfaatlerini göz önünde bulundurmaları gerekir. Her iki tarafında halkın huzur ve barış içinde hayatlarını idame etmelerini sağlamaları elzemdir. Mazlum Kürt halkı artık yeter diyor. Adımıza yapılan ancak şahsımızın ötesinde mağdur olmayan kirli savaşınıza son verin diyor. Bir tarafta PKK Kürt halkının hakkını savunduklarını söylerken öte yandan bölge halkına her türlü zulmü reva göstermekte,  kendi halkına(!) terör estirmekte.

İki ateş arasında kalan mazlum Kürt halkını savunma pozisyonda olan Sivil Toplum Kuruluşları acaba ne kadar seslerini zulme karşı yükseltebiliyorlar? Sivil Toplum Kuruluşları tek ses halinde akan kana dur demeleri gerekir. Hükümete, özellikle HDPKK ye yanlışlarından dolayı dur deme cesaretini göstermeliler. Ama maalesef Sivil Toplum Kuruluşlarımızın sesleri bu zulümlere karşı cılız ve yetersiz kalıyor. Sivil Toplum Kuruluşları zalimler kadar cesur olmadığı müddetçe zulmedenler zulümleriyle, mazlumlarda mazlumluklarıyla baş başa kalmaya devam edecektir.

Bölgenin kaderini belirleyecek platform ve toplantılarda, maalesef bir tek HDP ve PKK’ın sözcülüğü yapılmakta. HDP-PKK'ye bir çift laf edemeyen Sivil Toplum Kuruluşları büyük bir vebal altında susmayı tercih ediyor. Sol zihniyete sahip Sivil Toplu Kuruluşları ise sözlerini esirgemeden hükümeti eleştirebiliyorlarken, yandaşlarının yanlışlarını görmemede ısrar ediyorlar. HDP yandaşı sivil topum kuruluşları temsilcileri özel röportaj ve ziyaretlerimizde, HDPK'nin çukur siyasetiyle bölgeyi kaos ortamına sürüklemesinin büyük hata olduğunu ifade ediyorlar... Kürt halkının artık huzur ve barışı istediklerini dillendiriyorlar. Ancak düzenlenen toplantı ve oturumlarda HDPKK ye karşı suspus olmayı tercih ediyorlar. HDP-PKK'nin çukur siyasetlerini ve politikalarını her ortamda eleştir(e)memeleri kendilerine ve halkımıza zarardan öte bir şey vermeyeceğini bilmelerini isterim.

Çukur siyaseti ve sokağa çıkma yasakları neticesinde iki ateş arasında kalan Kürt halkının gördükleri zulümlere karşı yeterince ses çıkarmayan,  çıkaramayan Sivil Toplum Kuruluşları bu sınavda başarısız çıkmıştır. Kan ve gözyaşının hâkim olduğu şu memleketimizde, sivil toplum kuruluşlarının ne kadar müdahil olup tepki gösterdiğini irdeleyecek olursak yok denecek kadar az ve yetersiz olduklarını görürüz.  

Yapılan ufak çaptaki açıklamaların çok yetersiz ve cılız olduğunu, HDPKK ye yakınlığıyla tanınan kimi sivil toplum kuruluşlarının ise PKK’nin sözcülüğünden öteye gitmediğini görüyoruz. Sivil Toplum Kuruluşları Kürt halkına bu zulmü reva görenlere gereken tepkiyi gür bir sesle göstermeleri lazım.

Özellikle İslam'ı referans alan Sivil Toplum Kuruluşlarına sesleniyorum. Kürt halkına reva görülen zulme karşı, artık bir olmanın zamanı değil mi? Zalim'e karşı yekvücut olarak haykırmanın zamanı değil mi? Yemin olsun ki vebal altındasınız.  Kendi canınızdan bir parça olan Müslüman Kürt halkının hak ve hukukunu savunmada vebal altındasınız! Allah Azze ve Celle zerre miskali hayır ve şerrin hesabını sorarken, Sivil Toplum Kuruluşları olarak yüklenmiş olduğunuz bu misyonun vebalini elbette ki soracaktır.

Peygamber efendimiz, haksızlara karşı koymak ve haksızlığa uğrayanların haklarını savunmak ve almak için kurulmuş olan Hilful Fudul'a üye olmuştu. Peygamberlik sonrasında dahi davet edilirse Hilful Fudul'a üye olacağını söyleyen peygamber efendimiz, acaba sizin kuruluşunuza üye olmak ister miydi?  diye, günümüzün Hilful Fudul'u olan Sivil Toplum Kuruluşları yöneticilerine sormak isterim?

 

Fi emanillah… 

Yazar Hakkında

Toplam

5

Makale

HÜSEYİN CAN

Önceki Fırıldak HDPKK
Sonraki

Yazılan yorumlar hiçbir şekilde tarafımızın görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.