İNŞAA ETMEK

Article

 

Anlamı; kurmak, yapmak anlamında olan bu kelime ilk insan Hz. Adem den başlayıp yeryüzünde insanların durmadan yaptığı bir fiil…

İnsanlık adına ilk inşa Allah(c.c)’ nın insanı yaratmasıdır.

Ve İnsanın İnşa’sı…

‘Benim yeryüzünde bir beytim vardır. Mekke’ye git ve onun temellerini bul, üzerine güzel bir beyt inşa et.’ Emrini Allah(c.c)den alan Hz. Âdem insanlardan önce meleklerin tavaf ettiği yerde, İnsanların Kalbinde imanı İnşa etme adınaKâbe’yi temelleri üzerine inşa etti.

İnşa İlk insan Hz. Adem ile başladı ve durmadan devam etti ama gün geldi hayır için değil zulüm için İnşa’lar başladı.

Dediler ki: "Onun için (yüksekçe) bir bina inşa edin de onu çılgınca yanan ateşin içine atın."( SÂFFÂT Suresi 97 Ayet)

Bu seferki inşa zulüm içindi Hz. İbrahim’i ateşe atma adına Nemrut Mancınıklar inşa etti. Lakin Allah-u Teâlâ Peygamberine Rahmeti ile muamele edip ateşleri Gülistana çevirdi.

Tarih içerisinde İnsanoğlu gün geldi İnşa da sınır tanımadı ve şuan bile sırrı çözülemeyen145,75 metre uzunluğundaki Mısır’daki Keops Piramidini inşa etti…

Gün geldi savaştan korunma adına 6259 km uzunluğunda duvardan setlerİnşa etti (Çin seddi)…

İnsanoğlu hayatı boyunca hep bir şeyler inşa etti hep yükseldi ayakları yere değmez oldu.

Fiili inşa bir yandan sürerken manevi inşalarda oldu. Hz. Muhammed ( s.a.v ) Nübüveti ile Âdemoğlunun kalbi yeniden inşa edilmeye başlandı. Peygamber efendimiz 23 yıl boyunca hiç durmadan İyiliği emredip, Kötülükten men ederek Toplumsal inşayı gerçekleştirirken karşısında ise Şeytan durmadan bu inşayı yıkma adına durmadan çalıştı. Çünkü Kuran ondan bahsederken ‘’innehu lekum aduvvun mubîn’’ diyerek bahsediyordu.

Peygamber efendimizin insanı inşa edişi bu bağlamda çok önemlidir. Cehaletin kol gezdiği bir asrın adını Asrı Saadet Devri olarak İnşa edilmesinde en büyük etken hiç şüphesiz Peygamber Efendimizin Vahiyle İnsanı İnşa etmesidir. Aradaki İnşa farkını görmek için Hz Cafer’in Necaşi ile olan diyaloğu yeterlidir. Ve söz Hz. Cafer’de;

“Ey hükümdar!  Biz cahiliye zihniyetine sahip bir kavimdik. Ağaçtan ve taştan yapılmış putlara tapar, kendiliğinden ölmüş hayvanların etlerini yer, kız çocuklarını diri diri toprağa gömer, insanlık dışı bütün kötülükleri yapardık. Akrabalarımızla ilgilenmez, komşu hakkı tanımazdık. Kuvvetli olanlarımız zayıflarımızı ezer, zenginlerimiz fakirlerin sırtından geçinirdi. Hak hukuk nedir bilinmezdi.” 

“Biz bu halde iken Allah celle, bizim içimizden asil soylu, doğru, güvenilir, iffetli olarak bildiğimiz birini peygamber olarak gönderdi. O bizi bir olan Allah'a inanmaya ve yalnızca O’na ibadet etmeye çağırdı. Atalarımızdan miras kalan putlara tapmaktan bizleri kurtardı. Doğru söylemeyi, emanete riayet etmeyi, akrabalarla iyi geçinmeyi, komşuları gözetmeyi emretti. Bütün kötülük ve günahları, kan dökmeyi, yalancı şahitlik yapmayı, yetim malı yemeyi ve namuslu kadınlara iftira etmeyi ise yasakladı.”

“Biz de onu doğruladık ve ona iman ettik. Allah'tan ona gelenlere tabi olduk. Sadece Allah'a ibadet ederek O'na hiç bir şeyi ortak koşmadık. Onun haram kıldıklarını haram, helal kıldıklarını ise helal bildik. Halkımız bu sebeple bize düşman oldu, bize zulmettiler.’’

 

Ve bugün yine insanların Hem dünyasını hem de Ahireti İnşa etmeye çalışan Yiğit Müslümanlar var Elhamdülillah. Rabbine teslim olduğundan dolayı Halkı düşmanlık etsede Vahiyle İnşa etmeye son sürat devam eden Yiğit Müslümanlara selam olsun… 

Yazar Hakkında

Toplam

10

Makale

ORHAN ERKUŞ

Önceki VÂ MÜSİBETA
Sonraki

Yazılan yorumlar hiçbir şekilde tarafımızın görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.