BU LAFLAR BOYUNU AŞAR DEMİRTAŞ! (İKTİBAS)

Article

Demirtaş'ın polemikleri kendisine zarar veriyor.

Bir dönem bu hataları Kılıçdaroğlu çokça yapıyor ve bu da kamuoyunun dikkatini çekiyordu. Yani insan bilmediği konulara dalarken biraz hazırlık yapmalı ya da o konulara hiç girmemelidir.

Demirtaş “Kabe-Taksim” karşılaştırmasında klasik Kemalist bir dil kullandı ve halen de bunun farkında değil.

Kabe, tevhidin merkezidir ve her yerinde putkıran İbrahim aleyhisselam'ın izleri vardır.

Beyt-i Atik'tir; özgürlük ve başkaldırı evidir.

35 yıl önce karanlık bir senaryonun sahnelenmesi sonucu Taksim meydanında 34 kişi öldürüldü. İşin içinde derin devletin parmağını arayanlar da oldu, olayın Marksist-Maoist grup ile Marksist-Leninist grup arasında bir çatışma olduğunu söyleyenler de oldu.

Neticede olan oldu ve 34 kişi öldü.

Her sene Leninist gruplar ölenleri anmak için Taksim meydanına çıkmak isterler ve genellikle hükümetler buna izin vermez.

Bu sene de aynı şey oldu ve sol sendikalar ve örgütler hükümeti eleştiren açıklamalar yaptılar. Ama Demirtaş daha da ileri gitti ve “Müslümanlar için Kabe ne ise işçiler için Taksim odur” anlamına gelen sözler sarf etti.

 

Bu meselede çok eleştiri alınca meseleyi izah etmeye kalkıştı; ama bu sefer de “Kudüs'ün Yahudilerin olduğunu” söyleme garabetinde bulundu.

Meseleyi bilmiyor ve işin kötüsü ise bilmediğini de bilmiyor. Girme bu meselelere Demirtaş, bak kötü duruma düşüyorsun!

Çağdaş değerlerden söz et, self determinasyonu gündemine al, artı değer üzerine teoriler geliştir. Bak o zaman Öcalan'ın bile gözüne girebilirsin. Tabi açıklamalarında sık sık Öcalan'ın derin birikiminden söz etmen şartıyla…

Şimdi de Diyanet'e laf atmaya başlamışsın.

Kürtçe Hutbe meselesini dillendirerek boyunu aşan laflar ediyorsun. Diyorsun ki, “Allah Kürtçe bilmiyor mu?”

Soru abes; ama abes olan bir durum da bulunduğun siyasi yapı içerisinde bu lafları etmen.

Bak Cevdet Akbay şöyle bir soru yöneltmiş sana:

“Diyanetten Kürtçe hutbe isteyen Demirtaş, açıklamalarını hep Türkçe yapan İmralı ve Kandil'den de Kürtçe beyanat isteyebilir mi?”

İsteyebilir misin Demirtaş?

Bu arada bazıları da “Hayatında kaç kere hutbe dinlemeye gitti?” diye sormuş senin için.

Gidip gitmediğini bilmiyorum ve bu beni çok da ilgilendirmiyor. Ama açık konuşalım ve soruyu bir daha sorayım: İmralı ve Kandil'e de “Kürtçe beyanat verin” diyebilir misin?

Hele hele İmralı'da kendini Tanrı sanan kişiye “Nasıl olur da Tanrılar Kürtçe bilmez?”diye bir soru sorabilir misin?

Cevabın “evet”se açıklama bekliyorum. Değilse televizyonlara çıkıp alnındaki terleri silmen yeterli olacaktır.

 

 

Yazar Hakkında

Toplam

1

Makale

HÜSEYİN KAYA

Önceki
Sonraki

Yazılan yorumlar hiçbir şekilde tarafımızın görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.