Gül Bahçesinden Bir Gül Olmaya Var mısınız?

Article

 

Müslümanlar olarak tıpkı bir gül bahçesi gibi olmalıyız! Ahlakımızın rengini İslam’dan ve imandan, kokusunu da Resulü Zişan’dan almalıyız ki; insanların İslam’a rağbeti her gün biraz daha artsın, bu vesileyle daha çok kişi hidayet nurundan nasibini alabilsin.

“Ey peygamber! Muhakkak ki, sen güzel bir ahlak üzeresin.” (Kalem / 4) 

Adamın biri Resulullah (SAV)’a güzel ahlaktan sorunca Resullulah; “Habibim sen güçlüğü değil kolaylığı sağlayan yolu tut. İyiliği emret, cahillerden yüz çevir” ayetini okuduktan sonra şöyle buyurdu; 

“Güzel ahlak; seninle akrabalık bağlarını koparanı ziyaret etmen, senden iyiliği esirgeyene iyilik etmen, sana zulmedeni affetmendir.” 

“Kıyamet gününde müminin terazisinde güzel ahlaktan daha ağır basacak hiçbir amel bulunmaz. Allah çirkin hareketler yapan ve kötü sözler söyleyen her kişiden nefret edip buğz eder ve onları sevmez.” (Tirmizi, Birr 61) 

Hz. Aişe (R. Anha) validemizden rivayetle Peygamber Efendimiz buyuruyor; 

“Bir kimse güzel ahlakı sayesinde gece ibadet eden, gündüz oruç tutan kimselerin derecesine ulaşır.” (Ebu Davut, Edeb 7) 

Yukarıda ifade ettiğimiz ayet ve hadislerden de anlaşıldığına göre aziz İslam dinimiz güzel ahlaka son derece önem vermiştir. Bu nedenle biz müminler çökmüş olan ahlaki değerlerimize nebevi bir format atmalıyız. Bu gün, ahlakın yozlaştığı ve dumura uğradığı karanlık bir dönemdeyiz. Öyle ki, cehalet ve ahlaksızlık karanlık bir gece gibi üzerimizi kaplamış durumda. Ahlaki değerlerimiz manen çökmüş durumda. Toplumlar zahiren cennetler yaşasalar dahi aslında manevi cehennemler yaşamaktalar.

Hakeza cehalet ve ahlaksızlık, toplumu zehirleyen ve manevi ölümlerine sebebiyet veren zehirli bir hançer gibidir. Can çekişen bu toplumun tek çaresi; yozlaşan ahlakı, Kur’an ve sünnete göre şekillendirmektir. Zira ilahi nizama ve nebevi metoda göre tüm dertlerin ilacı güzel ahlaktır. Güzel ahlak insanlarla ilişkimizi güçlendirip düzelttiği gibi, Rabbimizle aramızdaki manevi bağı da güçlendirecektir. 

Müminler güzel ahlakı hayatlarının her alanına nakşetmelidirler. Zira iman, ahlak ve ilim insanı olgunlaştırır ve güzel ahlak sahibi yapar. 

Güzel ahlak tıpkı bir gül bahçesine benzer. Dolayısıyla o hoş kokusu ve ihtişamlı görünüşü ile insanları adeta cezbedip, kendine hayran kılar. Bu vesileyle dışarıdan muhteşem görünen bu güzel bahçeye rağbet her gün biraz daha artar. 

İşte biz Müslümanlar olarak tıpkı bir gül bahçesi gibi olmalıyız! Ahlakımızın rengini İslam’dan ve imandan, kokusunu da Resulü Zişan’dan almalıyız ki; insanların İslam’a rağbeti her gün biraz daha artsın, bu vesileyle daha çok kişi hidayet nurundan nasibini alabilsin. Ağır başlılığımız, vakarımız ve ihlaslı amellerimizle ahlakın en zirve noktasına çıkmalıyız. Zira böyle ihtişamlı bir bahçeye sahip olmak öyle kolay olmasa gerek… 

Bunun için muhakkak büyük bedeller ödemek; yorulmak, ter dökmek ve güneşin kavurucu sıcaklığına dayanmak gerek. Bununla beraber böyle güzel bir bahçeye sahip olmak isteyenler, nebevi metottan yüce ahlak derslerini bir kez daha talim etmelidirler. Güzel ahlak sahibi olan insanlar, Allah ve Resulü katında sevimli olduğu gibi toplum içerisinde de saygı ve itibar görürler. 

Bunun içindir ki “Kişinin edebi ve ahlakı altından daha kıymetlidir” denilmiştir. Dolayısıyla toplum içinde huzur ve güvenin oluşması için, fertlerin güzel ahlak sahibi olmaları ve birbirlerinin haklarına saygı göstermeleri lazımdır. 

Öyleyse hep beraber en üstün müminlerden olmak için ahlakımızı mükemmelleştirme yoluna gidelim. Gizli ve açık her an ihsan ile Allah’ın murakabesinde olduğumuzu hatırdan çıkarmayalım. Rabbimizin tüm emirlerine istisnasız amade olup, nefyettiği şeylerden şiddetle kaçınalım. O (CC)’nun hoşnut olmadığı her türlü söz ve eylemlerden, azami derecede uzak duralım. Hazine hükmünde olan zamanımızın kıymetini bilip, boş ve faydasız şeylerle boşa harcamayalım inşallah… 

Daha da mühim olanı Müslüman kardeşlerimizin aleyhinde konuşmayıp onları rahatsız etmeyelim. Elimizden geldiği kadar Müslümanlara maddi ve manevi katkıda bulunup kanayan yaralarına bir nebze de olsa merhem olmaya çalışalım. Onlara karşı, saygı ve sevgide kusur etmemeye dikkat edelim… 

Alçak gönüllü, samimi, tatlı dilli ve güler yüzlü olmaya çalışalım. Unutmayalım ki; bizler toprak gibi mütevazı oldukça, Rabbimiz bağrımızda insanlığa faydalı güzellikler bitirecektir. 

 



 

 

Yazar Hakkında

Toplam

1

Makale

ESMA AKBALIK

Önceki
Sonraki

Yazılan yorumlar hiçbir şekilde tarafımızın görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.