DİNİ KEYİFLERİNE UYDURAN ZAVALLILAR!

Article

 

Günümüzde birbirine en çok karıştırılan kavramlardan iki tanesi şirk ve putperestliktir.

Bunlardan putperestlik, politeizm dediğimiz çok tanrılı inanç sistemidir ki bu inanç sisteminde, müteal manada bir tanrılı inanç yoktur. Putperestlikte tanrı sayısı, tesir ve güçlerine inanıldığı nispette  artmaktadır.

Kısaca biz Müslümanların inanıldığı ve anladığı manada bir Allah inancı Putperestlikte yoktur.

Şirk'te ise durum tamamen farklıdır Mekkeliler Allah 'ı biliyor, ona inanıyorlardı. Hatta inanmakla yetinmiyor, O'nun adına kurbanlar kesiyorlardı.

İslam öncesi Mekkelilerin, Vallahi" diyerek, Allah adına yemin etmeleri, Mekke'nin inanç sistemi içerisinde, gayet tabii olan bir hadiseydi.

Fakat atalarından tevarüs ettikleri inançlarıyla bu şekilde Allah 'ı tanıyan Mekkeliler bazı insan veya ideolojileri, sistemleri, düşünceleri heykeller şekilde putlaştırarak, yani ilahlaştırarak, onlarda güç ve kudret olduğuna inanarak, yaşam ilhamlarını onlardan alıyorlardı. Bu pratiklerinde, icabında Allah' ı terk ediyor veya hiç olmazsa. İlahlaştırdıkları ve  bu ilahları heykeller şeklinde somutlaştırdıkları sistem ve ideolojileri ve bu ideolojilerin, bu ilkelerin kurucuları olan bazı insanları Allah 'a ve O'nun çeşitli sıfatlarıyla izah edilen gücünü ortak ediyorlardı ki Şirk budur.

Tıpkı günümüzde bazı ülkelerdeki din anlayışları gibi…

İnsanlara rastlarsınız bu ülkelerde, isimleri Ahmet, Hüseyin, Abdullah'tır... Nüfus cüzdanlarında din hanesi karşısında "İslam" yazılıdır.

Çeyiz bohçasında evine gelmiş olan Kur'an bile vardır saten kılıf içinde. Kurban keserler bayramlarda milli birlik ve beraberliği bozmamak için. Mevlit okuturlar ölülerinin kırkıncı, elli ikinci günlerinde. Buna rağmen İslam'ın ana hükümleri konusunda alabildiğince duyarsızdırlar.

Kur'an 'daki pek çok hükmün günümüzde artık geçersiz olduğunu düşünürler. Allah'ın yeryüzündeki hayatı tümden kuşatan  emirlerinden işlerine geleni uygular, işlerine gelmeyenler için kırk dereden su getirirler.

Yüce Allah, Kitabın bir kısmına inanıp bir kısmına inanmayanlar hakkında şöyle buyuruyor:

" Yoksa siz  Kitabın bir kısmına inanıyorsunuz da, bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Şu halde içinizde böyle yapanların cezası dünya hayatında bir rüsvalıktan başka bir şey değildir. Kıyamet gününde de onlar azabın en çetinine itileceklerdir. Allah, ne yaparsanız (hiç birinden) gafil değildir"

 Allah'ın varlığını kabul ettiklerini söyleyen milyonlarca insan, Allah'ın gönderdiği Peygamberlerin getirdikleri doğru yola (Şeriat'a) uymamakta, daha doğrusu kabul etmemekteler. Derler ki kendi kanunlarımızı kendi aklımıza göre yaparız! Hâkimiyet  kayıtsız, şartsız insanlarındır, her türlü ilahi kanuna karşıyız; din, ne devlet ne de insan davranışları  için temel esas olarak kabul edilebilir!" şeklinde mantık yürütürler ki, bu da modern şirktir.

 

"Ey  Rabbimiz nefsimize zulmettik, kendimize yazık ettik. Eğer bizi bağışlamaz, bizi esirgemezsen her halde ( maddi ve manevi en büyük) zarara uğrayanlardan olacağız.”

Yazar Hakkında

Toplam

18

Makale

FEYZİ AYDIN

Önceki KERBELALAR DEVAM EDİYOR
Sonraki ŞEYTAN EMEKLİ OLMAZ!

Yazılan yorumlar hiçbir şekilde tarafımızın görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.