BİR SINAVI BİLE Mİ YAPAMIYORUZ?

Article

 

                TEOG ve YGS-LYS ile ilgili yapılan sınav sistemi değişikliği konusundaki tartışmaları ibretle izliyoruz. 21. Yüzyılda, 80 milyonluk nüfusa ve bu nüfusun 17 milyonunu da öğrencilerin oluşturduğu bir ülke sınav sistemi koymaktan aciz mi gerçekten?

                Yerine neyin konulacağı tartışılıp konuşulmadan eski sistemi kaldırmak tam bir acemilik değil de nedir? Okulların açıldığı hafta bu değişikliği yapmak ve yaparken de yerine neyin konulacağını bilmeden yapmak, bunca yıllık devlet geleneği olan bir ülke için iyi bir sınav değil. Anne- babaların ve öğrencilerin kafası karışık. Dershaneler aynı şekilde. Öğrencilere çalışın demek kolay ama, öğrenci bu muammayı tam çözemeden ders bile çalışamıyor. Oysa bunun hazırlığının iyi yapılması ve tedricen uygulanması gerekirdi.

                TEOG yerine getirilmesi düşünülen sistemin ne olup ne olmadığı kesin değil. Herkes mahallesindeki okula gidecekse, sehrin dışında kalan ve mutlaka servisle gidilmesi gereken liselere kim gidecek. Köylerde okuyan başarılı öğrenciler nasıl yerleştirilecek? Herbirinde en az 200 öğrencinin kaldığı pansiyonlara öğrenciler nasıl ve neye göre yerleştirilecek? Bu şekilde maddi durumu düşük öğrencilere haksızlık olmayacak mı? Aynı şekilde etrafında yerleşim yeri çok olan okulların kontenjanı nasıl olacak? Öğrenciler kurayla mı, belli bir sınavla mı yoksa üst yetkililerden gelen telefonlarla mı alınacak? Allah aşkına bir yetkili çıkıp bir şey söylesin. Şunu bilin ki halkın büyük bir kesimi bu konuda burnundan soluyor. Eğitimden en anlamazı bile her konuda ahkam kesiyor ve bu durum halkta güvensizliğe neden oluyor. İnsanlar çocuklarının gelecekleriyle oynanmasından çok müzdarip. Bu nasıl bir eğitim sistemi ki, 15 yılda 6 kez değişsin. Eğitimin başında neden eğitimin içinden gelen bir bakan gelmez de uzaktan yakından alakası olmayanlar Milli Eğitim Bakanı olur.

                Ülkemizde nice eğitim uzmanı ve bu alanda yıllardır kalem oynatan yetkililer var. Denenmiş sistemleri önümüze koyarak diyorlar ki, bu sistem böyle işlemez. Bu sistem yürürlüğe girse bile ömrü 3-4 yıldan fazla olmayacak. Siz daha öğretmeninize güvenmiyorsunuz. Aynı şekilde öğretmeniniz de not verme konusunda objektif davranamıyor. Özel okulların öğrenci notlarını şişirerek verdiğini de herkesin malumu. O halde nasıl oluyor da, okul puanına göre öğrenci alırsınız. Bu durum zeki öğrencilerin önlerinin kesilmesi anlamına gelmiyor mu? Bir sınav için ter döküp yorulmayan öğrenci başarının hazzını nasıl alacak? Bununla beraber kaç ortaokulda sanat, sportif faaliyetleri tam olarak yapılıyor da siz buna göre not vereceksiniz? Bırakın bu hayali hikayeleri. Bu şekilde sadece özel okullar olabilir. Zaten bu okullara çocuğunu gönderen de zengin, onun çocuğunun diğer çocuklar gibi dirsek çürütüp çalışmasına gerek yok.

                Sayın Cumhurbaşkanımız bu konuda belki ailelerden gelen tepkilere dayanarak sınavın kaldırılması ile ilgili görüşünü beyan etmiştir. Ama gerçekten başarıyı ölçen, öğrenciyi ezber bilgiye değil de yorumlama analiz ve sentez yapma, eleştirel düşünme yeteneğini geliştiren sınavlara hiç kimse hayır demez. Uluslar arası  düzeyde başarıyı düzeyini ölçen PISA ve TIMMS gibi sınavların yapılması denenebilir. Çünkü tüm dünya ülkelerinin ortak bir şekilde uyguladığı ve gerçekten yetenek ve beceriyi ölçen sınavlar bu tür sınavlardır. Getirilmek istenen uç açık soru tiplerinin değerlendirilmesi de ayrı bir uzmanlık alanı gerektiren bir konudur. Bunun uygulanması çok zaman alıcı ve yorucudur.

 

                Sözün özü olarak, eğitim sistemi ile bu kadar oynandığı bir ülkede ne mucitler, edebiyatçılar ne şairler, ne Nobel ödüllü fizikçiler ne de adamakıllı öğretmenler yetişir.

Yazar Hakkında

Toplam

59

Makale

CEVHER YUNUS ER

Önceki ÜNİVERSİTELİ İŞSİZLER DARBESİ
Sonraki KİTAPLA DİRİLMEK

Yazılan yorumlar hiçbir şekilde tarafımızın görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.