ÇUVALDIZI KENDİMİZE BATIRMAK-2

Article

 

 

Hz. Resulullahın konuyla ilgili birkaç hadisini de sıralayabiliriz. Bir gün sahabelerine şöyle buyuruyor (SAV)”Size günahların en büyüğünü bildireyim mi? Diye üç defa sordu. Üç defasında da “evet” bildir, Ey Allah ın Resulü “diyen ashabı kirama “Allah a ortak koşmak, ana-babaya karşı gelmek, haksız yere adam öldürmek ve yalan söylemek “olduğunu bildirir.(Buhari-EDEP)

      “ Ana- babamı ağlar halde terk ederek, hicret etmek üzere senin emrini almaya geldim diyen ”diyen bir sahabeye Peygamberimiz (sav):

   “Onlara dön, nasıl ağlattınsa onları öylece güldür, sevindir ”der ve henüz Müslüman dahi olmayan ana babasının yanına gönderir.

   Yine Abdullah bin Amr bin el As ın anlattığına göre, bir adam Peygamberimiz (sav) e gelerek cihada gitmek için izin istedi. Peygamberimiz de o’na ;”annen baban sağ mıdır?”diye sordu. Adam: Evet deyince Resulullah (sav) :”o halde sen önce onların rızasını almaya çalış ”buyurarak Ona bu görevini hatırlattı.(Tecrid i Sarih tercümesi VIII,377)

Ebû Hüreyre'den rivayet edildiğine göre, Peygamber (sav) şöyle buyurdu:

«— Yazıklar olsun o kimseye, yazıklar olsun o kimseye, yazıklar olsun o kimseye...»

Ashab:«— Ya Resûlallah, kimdir o?» dediler.

Hazreti Peygamber:«— O kimsedir ki, yanında ana-babasına yahut bunlardan birine ihtiyarlık erişmiş de Cehenneme girmiştir.» buyurdu.[42]

     Taşırken başımızın üzerine koyarak saygımızı gösterdiğimiz yüce  kitabımızın bunca uyarı ve emirlrleri bizlere anne- babaya iyilik yapmamızı söylüyor.Yine Hz. Resulun(sav) ikaz ve uygulamaları orta yerde dururken, anne –babadan uzak bir hayatı tercih etmek, bunca ikaza kulağımızı kapatmak değil mi?

   Sormak istiyorum. Anne –babasında ayrı yaşayanlar, hangi iyiliği yapacaklarını düşünüyor? Gece gündüz onları kendi hizmetleriyle baş başa bırakarak, torunlarını belki 10 günde belki ayda bir görme fırsatı vererek, ama çoğu günlerini yalnız geçirmeye mahkum ederek hangi iyilikten bahisedebiliriz? Onları yalnızlığa mahkum etmek onlara verilebilecek en büyük ceza değil mi?

 Henüz 18-24 yaşlarına gelen gençlerimizin neredeyse tamamına yakınının gelecekle ilgili hayatlarında anne ve babayı görmek istememeleri, üzerinde düşünülmesi gereken ciddi bir sorun olduğunu düşünüyorum. Biz veya çocuklarımız bu yanlış bakış açısını nasıl aldık? Acaba biz neyi ihmal ettik? Yoksa bu konular gerekli ciddiyetle işlenmedi mi?

Bu ve bunun gibi sorular akla gelmiyor değil.İslami kültür ve ahlaktan yoksun ailelerde egoist yaşam biçimini anlayabiliriz.

Fakat Müslüman ailelerde ve çocuklarında, kuran ve sünnetin defaten uyardığı bir hususu görmeden yaşamaya alışmak, akla şunu getiriyor. İslami yaşantımız gün be gün yozlaşıyor. Evet Devlet, cemaatler dernekler, alimler, sivil toplum kuruluşları veya kendini bu konuda sorumlu görenler bu ve benzeri sorunlar için ne yapıyorlar?Egoist yaşam anlayışının getirdiği ve getireceği sorunları saysak onlarca sayfaya sığmaz.Ben sadece bir boyutuna dikkat çekmek istedim.

       Bu konular, yukarıda bahsi geçen herkesi ilgilendiriyor. Daha bir itinayla ve aciliyetle bu ve buna benzer sorunlarımızı görmek zorundayız. İslami yaşantımızın Kuran ve sünnete uyumlu hale gelmesi için sohpetler,konferanslar TV programları vaazlar….kim ne yapabiliyorsa yapmalıdır.

 

 Allah bize ve çocuklarımıza kuran ve sünnete uygun bir hayat yaşamayı nasip etsin.

Yazar Hakkında

Toplam

8

Makale

BEDRETTİN AY

Önceki ÇUVALDIZI KENDİMİZE BATIRMAK-1
Sonraki

Yazılan yorumlar hiçbir şekilde tarafımızın görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.