ESNAFI PERİŞAN EDEN TOZ BULUTLARI NE OLACAK?

Article

 

Şehrin üstündeki toz bulutlarından bahsetmiyoruz. Ama Batman da artık sokaklardan geçilmiyor. Acaba bu bir olumsuzluğu mu ima ediyor. Zira her geçtiğimiz sokak, cadde hatta ana yollar bile bugünlerde bir yıkık şehir görüntüsü vermektedir. Adeta şehir yıkılmış yeni bir şehrin onarılması için tüm imkânlar seferber edilmiş bir durumda şehrin yeni bir görünüm kazanması için çaba sarf etmektedirler. Bu kayyum denilen zat, şehri yıkmış, talan etmiş artık yıkık ve döküntülerden memleketi sanki bombardımandan kalan toz bulutları kapsamıştır.

Gerçekten de neler oluyor. Memlekete acaba düşmanlık mı ediliyor da, her tarafı yıkık harabelere çevrilmiş… Kayyum memleketi yıktı. Sapa sağlam taşları yerinden kaldırıp, tekrar yerine koyuyor. Yeni yapılmış kaldırımlar tekrardan bir ihale uğruna parçalanıp, formalite icabı yapılmaktadır diyen sesler, aslında bu işi daha önce çok iyi bilen ve meydan caddesini bir küçültüp, bir büyüten ihale simsarlarının baş mimarlarıdırlar.

Evet, bu şehir talan ediliyor. Yıkılıp, tekrardan imar ediliyor. Üzerinde toplanan toz bulutları bugünün değil, 15 yıldan beridir imarı için bir kuruş harcanmayan tozların toplamından oluşan toz bulutlarıdır. Uzun süre hizmet görmeyen yıkılmaya mahkum bırakılan bir memleket tabî ki de baştan sona yıkılıp, onarılmayı hak etmektedir.

 Aynı günde memleketin her tarafının yıkılmasına ne gerek var! Diyen zihniyetler, aslında uzun yıllar boyunca başında kaldıkları bu memleketin taş ve kaldırımlarını onarsaydılar, bu toz bulutlarını bir günde yutmaya gerek kalmayacaktı. Hem bu şeref ve hizmet madalyası da beklide onların olacaktı. Ama maalesef! Batmanımız hiçbir şeyi hak etmiyor. Halk bir şey hak etmiyor. Hizmeti devlete hizmet kavramıyla algılayıp, halkın mağdur olmasını amaçlayanlar, devlete hizmet edilmesin bahanesiyle halkı mağdur etmişler.

İşte sonuç. Evet, şehir yıkılıyor. Binalar, kaldırımlar, sokaklar hatta mahalle araları öyle bir asfaltla örtüldü ki, top oynama yerinden mahrum olan birçok yerde, halı saha niyeti ile düz sokaklar asfalt sahaya çevrilmiş oldu. Aslında yine çocuklar kazandı. Artık eh!  buna da çok şükür diyen çocuklarımız, asfalt sahalarda top koşturmaya başladılar. Çukurlar asfaltlanınca artık mahallelerde geçecek bir arabadan üzerlerine su fışkırmayacağını bilen yaşlı nineler tıpkı eskisi gibi, tekrar sokak başlarında oturmaya başlamış oldular. Tabi ki çocuklar ve nineler bu çalışmaları ve şehrin yeni inşa planını takdirle karşılamaktalar. İçlerinden nankör olan bir kısım da perdelerinin tozlanmasını türlü türlü bahanelerle dışarıdaki çalışmaya mal edebilmekteler. Zira bu durum bakış açısında tümsek ve çukurları da fark edememiş kalıplaşmış bakış tekerlemeleridir.

Neyse, zaten çocuk ve yaşlılarımız bu durumda gayet mutlu olduklarını söyledik. Ama bugünlerde mutsuz olan bir kesim daha var. Hani bizim çalışmalarımız sadece bizi değil, tüm halkı kapsamalı şeklinde bir gayemiz olduğundan o kesimi de mutlu etmeye çalışalım.

Birileri haklı olarak diyor ki; tam bayram öncesi bu çalışmalar giyim sektörüne darbeyi indirdi. Cadde kaldırımları olmadığından elbiseler alıcı bulamadı. Neyse en azından geçen bayramda yani iki ay önce ramazan da sezon yine vardı. Mutsuz da olsak, bu çalışmalardaki niyet iyi olduğu için çalışmaları takdire şayandır demekteler. Aslında belki de çoğu esnaf iflasın eşiğinde. Zira artık kiralar bile çıkarılamıyor. Hadi onu bırakalım da mutsuz olan başka bir kesim, hem de tam bir senedir bu sezonu bekleyen kırtasiyeciler, yaz ayında tam da ağustos sıcaklığında bir klima satmak için tüm mevsimi bekleyen beyaz eşya satıcıları, bu çalışmalar da az mı mağdur edildi.

 

Kayyum beyin takdire şayan bu çalışmaları elbette alkışlanır. Ama alkışlama keyfini bulamayan borç bataklığına batmış ve bu sezonları bekleyen esnafın alkış tutması için bir şeylerde yapmak gerekir. Bu çalışmalar gerçekten 5 ay sürecekse, belki de çalışma sonrasında mükemmel bir çehre kazanan dükkan ve caddelerde esnafı göremeyebiliriz. Kepenk kapatmamak için bunun da önlemi alınmalı. En azından kira desteği, sigorta prim muafiyeti vergi ve benzeri yardımlar esnaftan esirgenmemelidir. Çocuklar ve yaşlıların oturma ve oynama mekanlarına kavuştukları gibi esnafında bu temennilerine kavuşma umuduyla kayyum beyin de esnafını alkışlaması temennisiyle…

Yazar Hakkında

Toplam

177

Makale

M.ALİ ARSLAN

Önceki ZİLHİCCE AYININ ASIL FAKİRLERİ
Sonraki

Yazılan yorumlar hiçbir şekilde tarafımızın görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.