SADECE ÇOCUKLARIMIZ MI?

Article

 

    Geçen haftaki yazımızda kirli ortamların özellikle çocuklarımız için tehlikesine kısa dikkat çekmiştik. Aslında bu tehlikeler herkesi kapsayan İslami yaşantımızı neredeyse kökünden sarsacak kadar büyüktür. Nefis sahibi ve şeytanın hedef edindiği herkes kendini fitnelere karşı korumak zorundadır.

 Kur’anı kerimde Hz.Yusuf’un ağzından “nefis muhakkak ki nefis kötülüğü emreder, ancak Rabbimin merhamet ettikleri hariç” Nefsin düşmanlığı, aldatması kesin. Fakat nedir bu nefis nasıl saldırıyor, nerede saldırıyor, verdiği zararlar nelerdir?

  Vaktiyle köylünün biri komşu köye ziyarete gider. o gün havalar çok soğuk olduğu için yerdeki taşlar bile yere donmuş yapışmış vaziyette. Komşu köye varır varmaz civar evlerin köpekleri saldırır. Adam kendini korumak için eline bir taş almak ister fakat alamaz. Yerdeki taş yere öyle bir yapışmış ki bir türlü alamaz ve çareyi kaçmakta bulur. Daha sonra bu köy için şöyle der.”Nasıl bir köydür ki taşlarını bağlıyorlar, köpeklerini salıyorlar” Darbı mesel haline gelen bu olay, aslında tam da laik sistemlerin hakim olduğu Müslüman memleketleri anlatıyor. Neredeyse 100  yıldır Müslüman halkın kendi ve çocuklarını asimile etmek adına ne varsa piyasalara sunuldu.Özel olarak hazırlanan tv programları mı dersin,yeşil çam filmleri mi dersin,bütün kutsallarımızla alay eden kitaplar,okullarda okutulan kitaplardaki islamı çağdışı gösteren görseller..İslam düşmanlığını meslek edinen sözde okumuş veya yetkililerin sözde açıklamaları.Necaset akan gazete dergi sineme tiyatro……vb kısaca İslami, İslami ahlakı iffeti,aile kurumunu yok eden ne varsa hepsi serbest iken ; Müslüman’ca yaşamakla ilgili çoğu haklar askıya alınmıştı.

  Gelelim günümüze. Bunca yatırım ve çaba boşa gider mi? Üstad bediüzzam(rahmatullahi aleyhi)in deyimiyle

“Batılda bile olsa cehd ve gayret eden başarıya ulaşır ilkesince bugün mahsullerini topluyorlar.Onlar ahiret hayatına gözlerini kapatıp sadece dünyalarını sözde imar!etme adına bu çabayı gösterip dururken biz ne yapıyoruz…?!    

 Elbette yapılacakların tamamını böyle kısa bir yazıda yazmak mümkün değil. Fakat özet olarak bazı önemli hususları anlatmak gerekir.

  Yüce Allah dünyayı ilahi adalet üzerine imar etmek üzere öncelikle peygamberleri görevlendiriyor. o peygamberleri ki toplumun en dürüst en güvenilir ve en temiz insanlarındandır. Çünkü ancak maddi ve manevi kirlerden arınmış insanlar başta kendi olmak üzere insanlığa fayda verebilir.Dolayısıyla Allah’ın emir ferman buyurduğu gibi  bir Müslüman olmak  sadece güzel  şeyler öğrenmekle elde edilmiyor.Bir hadisi şerifte “her bir uzvunuz için bir sadaka veriniz.”diyor.Sadaka veremiyoruz belki ama her bir uzvumuzu haramdan koruyarak hayır

Üzerine muhafaza etmekle başlayabiliriz.

 Her türlü ses görüntü ve etkinlikten olumlu ya da olumsuz etkilenen varlıklarız. Sokakta çarşıda pazarda okulda evde veya basılı herhangi bir görüntüden kısacası tüm yaşadıklarımız hayata ve ahrete bakışımızı bir şekilde etkiler. .Örneğin Hz. Resululah (s.a.v)kız çocuklarının elbiselerini seçerken kız elbisesinin, erkek elbisesini seçerken, erkek elbisesi olmasına dikkat buyurmuştur. Başka bir hadiste Kadına benzemeye çalışan erkek ile erkeğe benzemeye çalışan kadın için Allah’ın lanetinin onların üzerine olduğunu buyurmaktadır. Yine” Dualarının kabul olmasını isteyen haram yemekten vazgeçsin” Yine “harama bakmak şeytanın oklarından bir oktur.”şehveti tahrik eden söz ve konuşmaları dinlemek, kadın şarkıcıları dinlemek, kadın ve erkeklerin birlikte bulunduğu eğlence yerlerinde bulunmak… vs Bu saydıklarımız menhiyatların tamamı insanı Allah’ı anmaktan alıkoyan insanı nefis ve şeytanla baş başa bırakan ,dolayısıyla insanı olumsuz yönde şekillendiren etkileyici değişkenlerdir.Yüce Rabbimiz sadece kitaplarla emir ve yasaklarını bildirmekle kalmamış aynı zamanda bizlere model olabilecek peygamberler de göndererek bu dinin öğretilerinin yeterince anlaşılması imkanı bahş etmiştir.Esas meseleye gelelim.Mademki yaşadıklarımız,duyduklarımız,şahit olduklarımız, seyrettiklerimiz coğrafyamız,hatta yediklerimiz,içtiklerimiz,giydiklerimiz  gibi değişkenlerin akıl,kalp ve ruh dünyamız üzerinde bu kadar etki bırakıyor,o zaman öncelikle kendimizi bu yangından kurtarmamız gerekiyor.Tevhid  “LA” ile başlıyor.Deyim yerindeyse çamurun içinde nezafet methiyeleri dizmek boşunadır.

 Kalbin inkılabından başlayacak olan “LA” ; ev ortamında devam eder.Ev ortamına sokulan  tv, internet,gazete, derginin İslami olmasından başlayıp,nişan ,düğün,gezi gibi geleneklerimizin İslami çerçeveye çekilmesi, haremlik –selamlığın yeniden tesis edilmesine kadar.Bunları yaparak başta biz anne babalar kendimizi arındırmadan daha doğrusu iyi bir model olmadan çocuklarımız için üzülmemiz işe yaramayacaktır.Kısacası evlerimizden başlayarak sokağına kadar aklı ve kalbi bozan muzırlardan temizlemek suretiyle yeniden manevi sağlığımıza kavuşmamız gerekiyor.Sağlığına kavuşanlar sağlıklı kafaya da sahip olup sağlıklı projeler sayesinde Allah’ın yardımıyla nicelerin selametine de vesile olabilir.

                                     

 

                

Yazar Hakkında

Toplam

7

Makale

AHMET BOTAN

Önceki LAİKLİK KAMBURUNA ONE MİNUTE
Sonraki

Yazılan yorumlar hiçbir şekilde tarafımızın görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.