YUSUFİLER KİMDİR-2

Article

Hiç kimsenin yaşama şansı vermediği, herkesin ölü gözü ile baktığı bu cemaat, Allahtan aldığı bir güçle, bütün bu yapılara karşı destansı bir mücadele ortaya koydu. Haklı davasının haklı savaşında alnının akıyla zaferle çıktı. Yerin altını doldurdu, zindanları doldurdu, hicret ve sürgünler yaşadı, ama İslami davasından vazgeçmedi. Kürdistan ve Türkiye coğrafyasında da batının ve batılıların planlarını bozdu. Kuklalarını bozguna uğrattı.

İşte 28 Şubat kararları da, bu bozgun üzerine alınmış batı ve doğudaki Müslümanları sindirme kararlarıdır. Batıda bu işi devlet bizzat yaparken doğuda ise bütün yapılar bu işi üslenmişlerdi. Batıdaki Müslümanlar bir 28 Şubatı yaşarken, doğuda ise Müslümanlar her türlü kirli yapının bitmeyen kışlarını yaşıyordu.

Fetocuların, Apocuların ve Amerikancıların ülkemizde ele lele vererek yok etmek istedikleri ilk yapı, işte bu Kürdistan'daki Müslümanlardır.

Batıdaki Müslümanların 28 Şubatı bitti ama doğudaki Müslümanların 28 Şubatları hala devam ediyor. Yıllarca paralelciler sizi kandırarak onlara zulüm ettiler. Çözüm süreci adı altında PKK ve aveneleri onları katlettiler. Bölgeyi batılılara teslim etmek için sizin gafletinizden ve saflığınızdan faydalandılar. Ama o Müslümanlar sizin gibi gaflete ve saflığa düşüp onlara teslim olmadılar.

İşte bugün zindanlarda bulunan Yusuflarımız bu cendereden kurtulmak için kendilerini feda eden İslam'ın fedaileridirler. Batının ve batıl ehlinin planlarını bozan bu ümmetin yiğitleridirler. Bu ümmetin mazlum ve mahrum bırakılmış bir mücadelenin mücahitleridirler.

Selam olsun o zindanları mesken tutan, İslam davasının aziz neferlerine. Siz üzerinize düşeni yaptınız. Bir halkı ve bir ümmeti cendereden kurtardınız. İndillahta muhakkak bunun karşılığını alacaksınız. Sizin bu halinizi bildiği ve gördüğü halde bir şey yapmayan emir sahipleri varsa, onlarda indillahta bunun hesabını vereceklerdir.

İslam tarihinde şöyle bir olay anlatılıyor: Hz.Ebubekir ile Hz. Bilal ve arkadaşı Hz.Habba arasında geçen bir tartışmadan dolayı Hz. Ebubekir onları peygambere şikayet ediyor. Hz Peygamber (as), Hz. Ebubekir'e buyurarak; “Ey Ebubekir git ve hemen onlardan özür dile, vallahi onlar o kimselerdir ki onlar kimden kızarsa Allah da onlardan kızar.” 

 

Nefsi için değil Allah için, İslam için bedel ödeyenlere biz de bedeller ödetmeyelim. Bunun vebalini kaldıramayız. Bir kumpasın içinde kalan, nefs-i müdaafa eden bu insanların adil yargılanması için gerekenleri yapalım. Bu insanlar af değil adil yargılanma istiyorlar. Bu da onların en doğal hakkı değil mi?

Yazar Hakkında

Toplam

2

Makale

MEHMET ZULFİ TAN

Önceki BU HENDEĞİ NİYE KAZDINIZ?
Sonraki

Yazılan yorumlar hiçbir şekilde tarafımızın görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.