ALGIDAN GERÇEĞE

Article

 

                Operasyondan operasyona uyanıyoruz. Her yeni güne ülke gündemini değiştiren bir haberle merhaba diyoruz. Bilindiği üzere şu sıralar Gülen cemaatine yakınlığıyla bilinen gazete,Tv,yazar ve yöneticilerinin de olduğu 31 kişi gözaltına alındı. İstanbul merkezli başlatılan Paralel yapı operasyonunda ilimizde de bir komiser gözaltına alındı.

            Gülen cemaatinin yazarları,çizerleri paralel operasyon söyleminden fazlasıyla rahatsız olduğunu gösteriyor. Adı paralel olmasın dikey olsun,meridyen olsun. Siz neyi uygun görürseniz görün. İyi de sizler dün lügatimizi uydurduğunuz örgüt ve suçlarla zenginleştirdiğinizi unuttunuz mu? Ha bu arada size bir teşekkür borcumuzun olduğunu da unutmadan geçmeyeceğim, kelime hazinemizi zenginleştirdiniz. Bugüne kadar uyduruk isimler,örgütlerle nice masuma yaptıkları operasyonları nereye koyacaksınız. Herkesi uyduruk bir suç ve örgütle irtibatlandırıp mahkûm edenler bugün gerçek bir yapıyla karşı karşıyalar. Neymiş efendimTevhidSelam,Tahşiyeciler örgütü daha neler neler…

 

İhya Der’e yaptıkları baskınlar ve akabinde cezaevinde atılan masumlar. Buna ne diyeceksiniz. Algı operasyonu dediğiniz operasyonları sizler mütedeyyin camialara yaşatmadınız mı? Eften püften bahanelerle Doğruhaber’e,İnzar’a şafak operasyonları, baskınları yapıp yazarları gözaltına almadınız mı? Mezar evler, domuz bağı diyerek algı operasyonlarının en büyüğünü yapmadınız mı?

Şimdi hükümetin bu operasyonlarda masumu suçluyu ayırıp bu işi sonuna kadar götürmesi gerekir. Üzerlerinde atılı suçlar bulunup yok yere cezaevinde tutulanların bir an önce salıverilmesi gerekir. İhya Der dosyasına bakılsın o zaman hukuk garabeti görülecektir. Bu insanların bir an önce mahkûmiyetlerinin bozulması şarttır.

Mamafih,paralele operasyon yaptıklarını söyleyip devlet içinde devlete izin vermeyeceklerini, devletin tek elden yönetileceğini söyleyenlerin; kendi elleriyle başka bir paraleli ortaya sürdüklerini unutmamaları gerekir.Güneydoğu’da Pkk/Hdp’nin mahalle ve sokaklardaki diğer oluşumlarıyla adeta gövde gösterisi yaptıklarını, halka hayat hakkı tanımadığını hükümet yetkililerinin görmezden geldiği bilinen bir vakıadır.

Hükümetin ülkenin demokratik bir ülke olması, refaha kalkınmaya yönelik hamleleri asla yadsınamaz bir gerçektir; lakin yaşadığımız sürede ciddi sayılabilecek güvenlik zafiyetlerin yaşandığı bilinmelidir. Bu olağanüstü durumlar eğer bilinçli yapılıyorsa bu vahim bir tablodur ve bununla devlet/hükümet ayağına kurşun sıkıyor demektir. Bir taraftan çözüm süreciyle Pkk terör örgütünü dağdan düz ovaya indirip silahları susturmayı uman devlet yetkilileri; maalesef kimseyi dağdan indirmediği gibi düz ovayı da onlara sonuna kadar altın tepside sunmuş,açmıştır.

Bugün gelinen noktada Pkk/Hdp’ninnice bölgelerde özerkliğe adım adım yol aldığını artık herkesin gördüğüne inanıyorum. Baksanıza Cizre’de Pkk militanları dindar insanların evlerine saldırıyor, mahallelerde özerklik ilan ediyor. Hükümetten tek ses gelmiyor. Bu durum başka bir paraleli doğurmak değil midir?

Hükümet bir an önce gerekli tedbirleri almak zorundadır ve artık yaşadığımız sürece de bir isim koymalıdır ki bölgenin dindar halkı da ona göre adımlarını atsın. Ne yapacağına karar versin. Bunca yaşananlara devletin, askeri polisi tüm emniyet birimleri,kolluk kuvvetleriyle adeta yaşananları tribünden izlemesi olaylara çoğu zaman müdahil olmamasını neyle izah edebiliriz. Bizim de bir bildiğimiz var mı diyecekler.  Kendi ellerinizle bölgeyi Pkk’ye teslim etmiş bir durumdasınız,hiçbir açıklama yapmıyorsunuz. Her olanı paralel paralel diye açıklıyorsunuz, bir de bakıyoruz ki siz paralel dedikçe Pkk malı götürüyor. Eğer hedeflenen bu bölgeyi Pkk’ye teslim etmekse bunu da açık açık söyleyin de ona göre pozisyon alalım. 

 

            Biliniz ki dindar halk, bölgenin Pkk’ye teslim edilmesine razı gelmez. Buna var gücüyle de karşı duracaklardır. Beyler aklınızı başınıza devşirin,bu topraklar babanızın değildir ki siz birilerine veresiniz. Bu vatan topraklarının her bir karışında aziz şehitlerin kanı vardır. Dinimizin şiarlarına saldıran, beni ben eden değerlerimin ortadan kalkması için var gücüyle çaba harcayanlara,leş kargalarına;bir tek karış toprağımın verilmesi benim için zuldür, ihanettir,ölümdür. 

Yazar Hakkında

Toplam

9

Makale

ÖMER FARUK GÜL

Önceki BEDENİNİ ÖRTENLER KARŞISINDA KAPLERİ ÖRTÜLÜ OLANLAR VE LÂL KESİLMİŞ DİLLER
Sonraki

Yazılan yorumlar hiçbir şekilde tarafımızın görüş ve düşüncelerini yansıtmamaktadır. Yorumlar, yazan kişiyi bağlayıcı niteliktedir.